Kaymakam Akkaya, AK Parti Mardin Milletvekili Cüneyt Yüksel'le olay yerinde incelemelerde bulunduktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, cumhuriyet savcılığının ihmal iddialarıyla ilgili soruşturmayı sürdürdüğünü söyledi.
Soruşturmanın sonucunun kamuoyuyla paylaşılacağını ifade eden Akkaya, şöyle konuştu:
''Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı. 10 vatandaşımız göçük altında kalmasaydı, 6'sı vefat etmeseydi. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Diyarbakır'da hastanede yatan 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgili doktordan aldığım bilgi, tedaviye cevap verdiği şeklindedir. İyileşmesini temenni ediyorum. Naçizane fikrim, burada ihmal değil de köy halkının daha rahat, hijyenik yaşam alanına kavuşması için uğraşırken sanırım insanları ikinci plana attık. Onları unuttuk. İnsanları modernleştiremedik. Göçük olan kısmı göstererek, buraya girilmez arkadaşlar, bunun önlemi alınmaz. Buranın önleminin alınmasından bahsetmek inanın güç. Kaza olsa bunu anlarım ancak sürekli ve bilinçli bir eylem var. Buranın statiği, tekniği bozulmazsa belki böyle bir kaza yaşanmayacak. İnsanlarımızı eğitemedik, ona üzülüyorum. 3 kuruşluk toprak için 6 can verdik. Sorgulanması gereken bu. İşe hukuki ve teknik boyutlarından ziyade insani boyutlarından yaklaşmak istiyorum. Müteahhitten, bizden rica edilse çuvalla değil kepçeyle toprak bulurduk vatandaşımıza. Allah'ın toprağı bol, 3 ekmek yapacağız, 3 kuruşluk toprak için değmezdi. Çok üzgünüm.''
Ak Parti Mardin Milletvekili Yüksel de ''Kaymakam beyden hemen bilgi aldık. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Taziyelerine gideceğiz. Ümit ediyoruz bundan sonra böyle olaylarla karşılaşmayalım. Köyümüze bir hizmet yapılırken vatandaşlarımızın oraya giderek toprak alması sonucu toprak çöküyor. Elim bir kaza bu'' diye konuştu.
Kızı Zelal ile birlikte hayatını kaybeden Azize Tapmaz'ın eşi Sait Tapmaz, eşinin çocuğuyla toprak almaya gittiğini belirterek, ''Gitme dememe rağmen dinlemedi gitti. İnşaatta çalışıyordum, duyduktan sonra olay yerine koştum. Hem eşimi hem kızımı kaybettim. Evim yıkıldı, perişanım. İki çocuğum vardı, Zelal'i kaybettim. Şerif 2 yaşında, şu anda yengem bakıyor ve dün akşamdan beri sürekli annesini sayıklıyor. Birbirimizi çok seviyorduk, çok üzgünüm'' dedi.

Soruşturmanın sonucunun kamuoyuyla paylaşılacağını ifade eden Akkaya, şöyle konuştu:
''Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı. 10 vatandaşımız göçük altında kalmasaydı, 6'sı vefat etmeseydi. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Diyarbakır'da hastanede yatan 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgili doktordan aldığım bilgi, tedaviye cevap verdiği şeklindedir. İyileşmesini temenni ediyorum. Naçizane fikrim, burada ihmal değil de köy halkının daha rahat, hijyenik yaşam alanına kavuşması için uğraşırken sanırım insanları ikinci plana attık. Onları unuttuk. İnsanları modernleştiremedik. Göçük olan kısmı göstererek, buraya girilmez arkadaşlar, bunun önlemi alınmaz. Buranın önleminin alınmasından bahsetmek inanın güç. Kaza olsa bunu anlarım ancak sürekli ve bilinçli bir eylem var. Buranın statiği, tekniği bozulmazsa belki böyle bir kaza yaşanmayacak. İnsanlarımızı eğitemedik, ona üzülüyorum. 3 kuruşluk toprak için 6 can verdik. Sorgulanması gereken bu. İşe hukuki ve teknik boyutlarından ziyade insani boyutlarından yaklaşmak istiyorum. Müteahhitten, bizden rica edilse çuvalla değil kepçeyle toprak bulurduk vatandaşımıza. Allah'ın toprağı bol, 3 ekmek yapacağız, 3 kuruşluk toprak için değmezdi. Çok üzgünüm.''
Ak Parti Mardin Milletvekili Yüksel de ''Kaymakam beyden hemen bilgi aldık. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyoruz. Taziyelerine gideceğiz. Ümit ediyoruz bundan sonra böyle olaylarla karşılaşmayalım. Köyümüze bir hizmet yapılırken vatandaşlarımızın oraya giderek toprak alması sonucu toprak çöküyor. Elim bir kaza bu'' diye konuştu.
Kızı Zelal ile birlikte hayatını kaybeden Azize Tapmaz'ın eşi Sait Tapmaz, eşinin çocuğuyla toprak almaya gittiğini belirterek, ''Gitme dememe rağmen dinlemedi gitti. İnşaatta çalışıyordum, duyduktan sonra olay yerine koştum. Hem eşimi hem kızımı kaybettim. Evim yıkıldı, perişanım. İki çocuğum vardı, Zelal'i kaybettim. Şerif 2 yaşında, şu anda yengem bakıyor ve dün akşamdan beri sürekli annesini sayıklıyor. Birbirimizi çok seviyorduk, çok üzgünüm'' dedi.

Naciye Güneş'in eşi Mehmet Ali Güneş de 3 çocukları olduğunu ifade ederek, ''Allah'ın takdiri, diyecek bir şey yok. 6 yıllık evliyim. O sırada da çocuklarımla birlikte evdeydim. Ne olduğunu anlayamadık. Birden köyün dışından duman yükseldi, biz de oraya koştuk. Eşim toprak altında kalarak vefat etmişti. Diyecek bir şey yok. Çok üzgünüm'' diye konuştu.
Göçükte hayatını kaybeden Barıştepe İlköğretim Okulu 6-A sınıfı öğrencisi Mahsum Çankaya ile yaralanan Aziz Batı'nın okulunda da üzüntü yaşanıyor. Öğretmenler, toprak kaymasının talihsiz bir kaza olduğunu belirterek,Mahsum'un ölümünden büyük üzüntü duyduklarını, Aziz'in bir an evvel sağlığına kavuşmasını dilediklerini söyledi.
Foseptiğin zeminindeki toprağın tandır yapımına elverişli olmasının kendilerine cazip geldiğini belirten köylüler de ''Daha önce yapılan tandırlar için nereden alındıysa aynı yerden yine toprak alınabilirdi. Ancak foseptiğin zeminindeki toprak tandır yapımı için elverişli olunca çoğu köylü aldı. Hazır tandır toprağı cazip gelince kimse başka yerden toprak getirmek için kendini yormadı ve çukurdan toprağı aldı. Sonuç da acıyla bitti'' dedi.
Özel İdare Müdürlüğünce başlatılan çalışmalarla kanalizasyona kavuşmanın sevincini yaşayan 160 haneli Barıştepe köylülerinin sevinci iki gün sürdü. Acı olay, iki gün önce yaklaşık 5 metre derinliğinde ve 10 metre çapındaki foseptiğin açılmasıyla başladı. Foseptiğin zemininde tandır yapımına elverişli kil oranı yüksek toprak açığa çıktı. Başka yerden toprak temin etme imkanı olmasına foseptiğe inen köylüler, torbalarla toprak çıkardı. Foseptiğe inen kadın ve çocuklardan oluşan 10 kişi toprak alırken toprak kayması meydana geldi. Toprak altında kalan 10 kişiden 4'ü yaralı olarak kurtarıldı, 6'sı hayatını kaybetti.
-AKKAYA: KIRMIZI TOPRAĞIN OLDUĞU DAMARI GÖREN VATANDAŞLAR TEHLİKENİN BOYUTUNU DÜŞÜNMEDEN FOSEPTİK ÇUKURU MAĞARA GİBİ OYMUŞLAR
Midyat Kaymakamı Fatih Akkaya, tandır yapımında kullanılan kırmızı toprağın olduğu damarı gören köylülerin tehlikenin boyutunu düşünmeden foseptiği mağara gibi oyduğunu söyledi.
Akkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mardin Bayındırlık İl Müdür Yardımcısının toprak kaymasının olduğu yerde incelemelerde bulunmak üzere geldiğini ifade ederek, savcılığın da kendi tuttuğu bilirkişilerle adli soruşturmasının devam ettiğini belirtti.
Sonucun bu incelemeler sonunda ortaya çıkacağını kaydeden Akkaya, şöyle dedi:
''Foseptik çalışması İl Özel İdaresinin yıllık programı kapsamında yapılan bir iş. Pazartesi günü foseptik açılmıştı. Bir hafta belki daha kısa sürede bitirilmesi öngörülüyordu. Burada vatandaşların bir zarar verme olayı söz konusu. Duvarın kendi kendine çökmesi olayı değil. Cahilce yapılmış bir eylem. Midyat'ın her tarafında bunu görmek mümkün. Vatandaşlar bu toprak için 2 metre kuyu kazarlar. Kırmızı toprağın olduğu damarı gören vatandaşlar tehlikenin boyutunu düşünmeden foseptiği mağara gibi oymuşlar. Keşke yaşanmasaydı.''
-TANDIR YAPIMI İÇİN TOPRAK ÇIKARIRKEN YAŞAMA VEDA EDEN 3 ÇOCUK ANNESİ NACİYE GÜNEŞ'İN KIZ KARDEŞİ BEYAZ: ''BEYAZ TOPRAK KARA TOPRAĞIMIZ OLDU''
Barıştepe köyündeki toprak kayması, kayınvalidesiyle birlikte aynı evde yaşayan eltiler Zahide ve Naciye Güneş'e de mezar oldu. Kayan toprağın altında kalarak yaşama veda eden Naciye Güneş'in Yolaltı köyünde oturan kız kardeşi Meryem Beyaz, AA muhabirine yaşanan olayı anlattı.
Göçükte hayatını kaybeden Barıştepe İlköğretim Okulu 6-A sınıfı öğrencisi Mahsum Çankaya ile yaralanan Aziz Batı'nın okulunda da üzüntü yaşanıyor. Öğretmenler, toprak kaymasının talihsiz bir kaza olduğunu belirterek,Mahsum'un ölümünden büyük üzüntü duyduklarını, Aziz'in bir an evvel sağlığına kavuşmasını dilediklerini söyledi.
Foseptiğin zeminindeki toprağın tandır yapımına elverişli olmasının kendilerine cazip geldiğini belirten köylüler de ''Daha önce yapılan tandırlar için nereden alındıysa aynı yerden yine toprak alınabilirdi. Ancak foseptiğin zeminindeki toprak tandır yapımı için elverişli olunca çoğu köylü aldı. Hazır tandır toprağı cazip gelince kimse başka yerden toprak getirmek için kendini yormadı ve çukurdan toprağı aldı. Sonuç da acıyla bitti'' dedi.
Özel İdare Müdürlüğünce başlatılan çalışmalarla kanalizasyona kavuşmanın sevincini yaşayan 160 haneli Barıştepe köylülerinin sevinci iki gün sürdü. Acı olay, iki gün önce yaklaşık 5 metre derinliğinde ve 10 metre çapındaki foseptiğin açılmasıyla başladı. Foseptiğin zemininde tandır yapımına elverişli kil oranı yüksek toprak açığa çıktı. Başka yerden toprak temin etme imkanı olmasına foseptiğe inen köylüler, torbalarla toprak çıkardı. Foseptiğe inen kadın ve çocuklardan oluşan 10 kişi toprak alırken toprak kayması meydana geldi. Toprak altında kalan 10 kişiden 4'ü yaralı olarak kurtarıldı, 6'sı hayatını kaybetti.
-AKKAYA: KIRMIZI TOPRAĞIN OLDUĞU DAMARI GÖREN VATANDAŞLAR TEHLİKENİN BOYUTUNU DÜŞÜNMEDEN FOSEPTİK ÇUKURU MAĞARA GİBİ OYMUŞLAR
Midyat Kaymakamı Fatih Akkaya, tandır yapımında kullanılan kırmızı toprağın olduğu damarı gören köylülerin tehlikenin boyutunu düşünmeden foseptiği mağara gibi oyduğunu söyledi.
Akkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mardin Bayındırlık İl Müdür Yardımcısının toprak kaymasının olduğu yerde incelemelerde bulunmak üzere geldiğini ifade ederek, savcılığın da kendi tuttuğu bilirkişilerle adli soruşturmasının devam ettiğini belirtti.
Sonucun bu incelemeler sonunda ortaya çıkacağını kaydeden Akkaya, şöyle dedi:
''Foseptik çalışması İl Özel İdaresinin yıllık programı kapsamında yapılan bir iş. Pazartesi günü foseptik açılmıştı. Bir hafta belki daha kısa sürede bitirilmesi öngörülüyordu. Burada vatandaşların bir zarar verme olayı söz konusu. Duvarın kendi kendine çökmesi olayı değil. Cahilce yapılmış bir eylem. Midyat'ın her tarafında bunu görmek mümkün. Vatandaşlar bu toprak için 2 metre kuyu kazarlar. Kırmızı toprağın olduğu damarı gören vatandaşlar tehlikenin boyutunu düşünmeden foseptiği mağara gibi oymuşlar. Keşke yaşanmasaydı.''
-TANDIR YAPIMI İÇİN TOPRAK ÇIKARIRKEN YAŞAMA VEDA EDEN 3 ÇOCUK ANNESİ NACİYE GÜNEŞ'İN KIZ KARDEŞİ BEYAZ: ''BEYAZ TOPRAK KARA TOPRAĞIMIZ OLDU''
Barıştepe köyündeki toprak kayması, kayınvalidesiyle birlikte aynı evde yaşayan eltiler Zahide ve Naciye Güneş'e de mezar oldu. Kayan toprağın altında kalarak yaşama veda eden Naciye Güneş'in Yolaltı köyünde oturan kız kardeşi Meryem Beyaz, AA muhabirine yaşanan olayı anlattı.
Ablasının hasta olduğunu söylemeleri üzerine geldikleri köyde öldüğünü öğrendiklerini belirten Meryem Beyaz, şöyle dedi:
''Ablam, eltisi Zahide Güneş ve kayınvalidesi hep birlikte oturuyor. Tek hayali ayrı evde oturmaktı. Hep kendi evi olsun istiyordu. Hayalleri de toprağın altında kaldı. Biri 1, diğerleri 4 ve 7 yaşlarındaki üç çocuğu öksüz kaldı. Beyaz toprak kara toprağımız oldu. Yokluğuna nasıl alışacağız? Allah'ın takdiri.''
Naciye Güneşin akrabası Vesile Oruk da, tandır yapımı için kendisinin de toprak aldığını ve köydeki birçok kişinin toprak aldığını söyledi.
Açılan çukurdaki toprak tandır için uygun bir toprak olunca herkesin almaya başladığını belirten Oruk, ''Ben de toprak almaya gittim. Sadece ben değil, bütün köy kadınları toprak almaya gidiyordu. Tandırımız ve ekmeğimiz güzel olsun diye bu topraktan alıyorduk. Beyaz toprak ölümümüz oldu. Beyaz toprak kara toprak oldu. Bunda kimsenin suçu yok. Kader böyle imiş, böyle olsun istemezdik. çok üzgünüz. Köyde bir sürü kişi buradan toprak aldı. Ama o çukur bize mezar oldu.''
Ölen Zahide Güneş'in çocuğunun olmadığı ve eşini de 4 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiği öğrenildi.
Bu arada, bir Süryani ailenin de yaşadığı Barıştepe köyünde kurulan taziye çadırını ziyaret eden köydeki kilisenin papazı Edip Savcı da, baş sağlığı dileğinde bulundu./ Ajanslar
''Ablam, eltisi Zahide Güneş ve kayınvalidesi hep birlikte oturuyor. Tek hayali ayrı evde oturmaktı. Hep kendi evi olsun istiyordu. Hayalleri de toprağın altında kaldı. Biri 1, diğerleri 4 ve 7 yaşlarındaki üç çocuğu öksüz kaldı. Beyaz toprak kara toprağımız oldu. Yokluğuna nasıl alışacağız? Allah'ın takdiri.''
Naciye Güneşin akrabası Vesile Oruk da, tandır yapımı için kendisinin de toprak aldığını ve köydeki birçok kişinin toprak aldığını söyledi.
Açılan çukurdaki toprak tandır için uygun bir toprak olunca herkesin almaya başladığını belirten Oruk, ''Ben de toprak almaya gittim. Sadece ben değil, bütün köy kadınları toprak almaya gidiyordu. Tandırımız ve ekmeğimiz güzel olsun diye bu topraktan alıyorduk. Beyaz toprak ölümümüz oldu. Beyaz toprak kara toprak oldu. Bunda kimsenin suçu yok. Kader böyle imiş, böyle olsun istemezdik. çok üzgünüz. Köyde bir sürü kişi buradan toprak aldı. Ama o çukur bize mezar oldu.''
Ölen Zahide Güneş'in çocuğunun olmadığı ve eşini de 4 yıl önce bir trafik kazasında kaybettiği öğrenildi.
Bu arada, bir Süryani ailenin de yaşadığı Barıştepe köyünde kurulan taziye çadırını ziyaret eden köydeki kilisenin papazı Edip Savcı da, baş sağlığı dileğinde bulundu./ Ajanslar
...
2070 defa okundu...
























ŞEREFXAN CİZİRİ
ABDULBAKİ AKBAL
MELAYÊ TORÎ
RAİF YAMAN
ZÎWER İLHAN
BÜLENT DEMİR
HASAN TAYFUR
ABDULKERİM KOÇHAN
KECİKA BERZENCÎ
GÜLTEN GÖKÇE
BA QOSERÎ
DİLCİWAN
ÖMRAN GÜNDÜZ
MELAYÊ OMERÎ











Bagok dağı yamacında şantiyeye mayın konuldu