Köklü bir tarihi geçmişi ve mirası, çeşitli dinler ile dillerin yüzyıllar boyunca bir arada olduğu her şehire kısmet olamayacak konumu ile Nusaybin,geri kalmış küçük bir şehir olarak kalmaya devam mı edecek.
İlçemizde hızlı nüfus artışı ve beraberinde getirdiği toplu yaşam gereklilikleri günden güne hızlı bir şekilde arttığı burada yaşayan herkesçe görülmektedir. Küçük bir çantanın içinde sığamayacak kadar eşya sıkıştırdığınızda dikişlerinin sağdan soldan atmaya, yırtılmaya başladığını görürsünüz. İşte ilçemiz durumu son yıllarda bu çantaya benzemektedir.Elbette ilçemizde çevre düzenlemesi adına yavaş ta olsa olumlu gelişmeler oluyor. Bunları görmezden gelemeyiz. Ancak şehrin artan ihtiyaçlarına cevap verecek yapılaşma çalışmaları maalesef çok geride kalıyor. İlçemizde beş yıl öncesine göre özel otomobil sayısı yüzde üç yüz oranında artarken, var olan yolların dar olmasının yanı sıra alternatif yolların da açılamamasıve kurallarına hiç uyulmayan trafiği daha da çekilmez hale getiriyor. Araç sayısının artmasıyla park sorunun da arttığını ve gerçekten önemli bir sorun haline geldiğini görüyoruz. İşin ilginç yanı park sorunu artarken esnafın dükkânlarının önüne koydukları “park yapılmaz” levhaları da günden güne artıyor. Diğer yandan, konut ve işyerlerinin artışı ile artan elektrik ihtiyacının yetersizliği (buna hiç değinmeme gerek yok çünkü bu konuda çok yazıldı)şehirde günü kurtarma alışkanlığının yayılmasına neden oluyor. Esnafımızın adeta kanayan yarası haline gelen organize sanayi sitesinin bulunamaması ile fabrika kurma,üretim tesisleri açma yeni ve alternatif iş sahaları açma, istek ve talepleri de hayal olmaktan öteye geçmiyor. Alternatif iş sahalarının eksikliğinin getirdiği istihdam sorunun günden güne artmasıyla, geçim ihtiyacını kısır kalmış sınır kapılarına yöneltiyor. İlçemizin içinde bulunduğu sorunları uzun uzadıya anlatmak, yazmak mümkün.Ancak günübirlik yaşantımızda bizleri doğrudan etkileyen ve yakın gelecekte çok daha fazla sorun haline gelecek olan trafik sorunu ile ilgili birkaç cümle yazmak herhalde daha öncelikli olur. İlçemizde araç sayısındaki artışa paralel olarak duyarsızlığımızın da arttığını düşünüyorum. Zaten dar olan mevcut ana caddede artık araçlar yan yana iki sıra halinde park etmeye başlıyor. Haliyle gidiş gelişe akışı sağlanamıyor ve karşı aracın geçebilmesi için sizin durmanız gerekiyor. Eskiden şehir içi minibüslerinin yolun ortasında durup yolcu indirip bindirdiğinden şikâyet ederdik oysa bu günlerde otomobiller yolun ortasında durup yanda ayakta duran adamla sohbete daldığını görüyoruz. Ve arkasında uzayan kuyruğa aldırış etmeden devam ediyor. Araçlarını rastgele sağa sola yarısı yolda yarısı kenarda park edenlerin sayısı git gide artıyor. Peki, yayaların durumu ne olacak? Yolun ortasında yürümeyi marifet sayıyoruz. Bazıları da karşıdan karşıya geçerken okulda bizlere öğretildiği gibi sağa sola bakıp hızlı adımlarla geçmek yerine sadece bir tarafa bakıp yavaş yavaş yanındaki ile sohbetine devam edip, sanki bu yolda yarım saatte bir araba geçiyormuş gibi düşünerek karşıya geçmeye çalışıyor. Özellikle motosikletlerin rahatlıkla temin edilebilip, bilinçsizce kullanılmasıyla son dönemlerde saçtığı tehlike “yeter artık” denecek dereceye gelmiştir. Bu nedenle bir an önce şehir içinde trafik denetiminden sorumlu olanların işe al atması gerekmektedir. Hem de bu işi sıkı tutmalı ve kurallardan taviz verilmemelidir. Var olan bu durumdan hepimizin sorumluluğu vardır.
Bütün bu kuralsızlıkların yanı sıra insanlarımızın bir birlerine sabırları da maalesef hemen hemen yok denecek kadar azdır. Nüfus yoğunluğu artarken kentleşme bilincinin,hoşgörü ve saygının, birbirimize tahammül etmenin, birbirimizden özür dilemesini becerebilmenin, insan ilişkilerimizde gelişmemesi asıl önemli olan konudur.İster araba sürelim ister motosiklet istersek te yaya olalım cadde ve sokaklarda mutlaka kurallara uymamız ve birbirimize saygı göstermemiz gerekir. Çünkü burada söz konusu insan canıdır.
...
872 defa okundu...



















ŞEREFXAN CİZİRİ
ABDULBAKİ AKBAL
MELAYÊ TORÎ
RAİF YAMAN
ZÎWER İLHAN
BÜLENT DEMİR
HASAN TAYFUR
ABDULKERİM KOÇHAN
KECİKA BERZENCÎ
GÜLTEN GÖKÇE
BA QOSERÎ
DİLCİWAN
ÖMRAN GÜNDÜZ
MELAYÊ OMERÎ











Bagok dağı yamacında şantiyeye mayın konuldu