Olar tarih boyunca olayların, yaşamın bir sonraki nesillere aktarımını sağlıyor.
Onlar hiç kimseye yaranamıyor.
Onlar her zaman yaftalanıyor, etiketleniyor, fişleniyor.
Onlar tarafsız, bağımsız ilkeleriyle hareket ediyor.
Onlar herkesin özel ve tüzel günlerini hatırlıyor ve meslekleri gereği de olsa orada bulunuyor.
Ancak onların gününü hatırlayanlar yok denecek kadar az.
Bu gün 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü... günümüz kutlu olsun...
Mardinli Gazeteciler; kan, gözyaşı ve şiddet haberleri yapmak istemiyoruz
Mardinli Gazeteciler; kan, gözyaşı ve şiddet haberleri yapmak istemiyoruz
Mardin Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Nezir Güneş, 10 Ocak Gazeteciler Günü dolayısı ile yaptığı yazılı basın açıklamasında demokrasinin, çok seslilikle ve ifade özgürlüğü ile yaşama geçirilebileceği gerçeğinin göz ardı edilmemesini dikkat çekerek görev alanları olan bölgeden artık kan, gözyaşı ve şiddet haberleri yapmak istemediklerini söyledi.
10 Ocak 1961 yılında çıkarılan 212 sayılı yasa ile gazetecilerin sosyal ve ekonomik haklarının kabul edilebilir bir düzeye çıkarılması için çıkarılan yasanın yıl dönümünde kutlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile bir açıklama yapan Mardin Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Nezir Güneş, bu yasanın hakkı ile uygulanmamasında dolayı gazetecilerin özlük haklarından doğan ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık 51 yıl geçtiğine dikkat çeken Güneş, “Aradan geçen bunca sürede, yasanın yaptırımdan yoksun oluşu, çoğu zaman göz ardı edilmesi, yaygın uygulamadan kalkması sonucunu doğurmuştur. Zaman içerisinde özlük haklarının elimizden alınması ile bu yasanın bir anlamı kalmamıştır. Bugün sektöre baktığımızda, sektör çalışanlarının 49 yıl önce büyük bir mücadeleyle elde ettikleri haklarının tümünün kullanılamaz halde olduğunu görüyoruz. En son gazetecilerin fiili hizmet zamları ellerinden alındı, ekonomik ve sosyal haklarından yoksun bırakıldılar. Sektör çalışanlarının genel durumu kısaca içler acısı haldedir. Bizler mesleğimizi yerine getirmeye çalışırken haksız eleştiri ve suçlamalara, zaman zaman tehditlere, kaba kuvvet saldırılarına, hatta can güvenliklerine yönelik girişimlere dahi muhatap olan gazeteciler bu yıl dönümünde de yasalar tarafından korunamamanın endişesi ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Özellikle bölgemizde demokrasinin, çok seslilikle ve ifade özgürlüğü ile yaşama geçirilebileceği gerçeğinin göz ardı edilmemesi ve bunun tersi yaklaşımların terk edilmesi gerekir. Tarafsız, Basın ahlak kurallarına uyan Gazetecilik faaliyetlerinin suç olarak nitelendirilmemesi, zaman zaman karşılaşılan tersi geleneğin de aşılması gerekir.”dedi.
Güneş, gazeteciliğin dünyanın en güzel, en heyecanlı, en zor ve en onurlu mesleklerinden biri olduğunu dikkat çekerek, kamuoyuna internet medyasının da devreye girmesiyle doğru habere eskisinden çok daha hızlı ulaşılabildiğini ifade etti.
Gazetecilere yapılacak engellemenin, vatandaşın haber alma hakkını engellemek anlamına geldiğini işaret eden Güneş, “Gazeteciler aleyhine açılan tazminat ve ceza davalarında inanılmaz artışlar gözlenmektedir. Gazeteciliğin en zor yapıldığı yerlerden biri olan Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bu sorunları aşmanın mücadelesini veriyoruz. Bölgeden artık kan, gözyaşı ve şiddet haberleri yapmak istemiyoruz. Toplumsal barışın sağlanmasında gazeteciler olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazırız. Ulusal meydada her iki kutbun temsilciliğini yapanların da savaş dilini kullanmaktan vazgeçmeleri gerekir artık. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen tüm meslektaşlarımın bu özel günü kutluyor, üzerlerindeki ağır yüke rağmen, mesleki sorumluluklarıyla sürdürdükleri kamuoyunu doğru, tarafsız ve objektif bir şekilde aydınlatma mücadelesinde başarılar diliyorum.”diye konuştu.
10 Ocak 1961 yılında çıkarılan 212 sayılı yasa ile gazetecilerin sosyal ve ekonomik haklarının kabul edilebilir bir düzeye çıkarılması için çıkarılan yasanın yıl dönümünde kutlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile bir açıklama yapan Mardin Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti Başkanı Nezir Güneş, bu yasanın hakkı ile uygulanmamasında dolayı gazetecilerin özlük haklarından doğan ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldıklarını söyledi.
Yasanın yürürlüğe girmesinin üzerinden yaklaşık 51 yıl geçtiğine dikkat çeken Güneş, “Aradan geçen bunca sürede, yasanın yaptırımdan yoksun oluşu, çoğu zaman göz ardı edilmesi, yaygın uygulamadan kalkması sonucunu doğurmuştur. Zaman içerisinde özlük haklarının elimizden alınması ile bu yasanın bir anlamı kalmamıştır. Bugün sektöre baktığımızda, sektör çalışanlarının 49 yıl önce büyük bir mücadeleyle elde ettikleri haklarının tümünün kullanılamaz halde olduğunu görüyoruz. En son gazetecilerin fiili hizmet zamları ellerinden alındı, ekonomik ve sosyal haklarından yoksun bırakıldılar. Sektör çalışanlarının genel durumu kısaca içler acısı haldedir. Bizler mesleğimizi yerine getirmeye çalışırken haksız eleştiri ve suçlamalara, zaman zaman tehditlere, kaba kuvvet saldırılarına, hatta can güvenliklerine yönelik girişimlere dahi muhatap olan gazeteciler bu yıl dönümünde de yasalar tarafından korunamamanın endişesi ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Özellikle bölgemizde demokrasinin, çok seslilikle ve ifade özgürlüğü ile yaşama geçirilebileceği gerçeğinin göz ardı edilmemesi ve bunun tersi yaklaşımların terk edilmesi gerekir. Tarafsız, Basın ahlak kurallarına uyan Gazetecilik faaliyetlerinin suç olarak nitelendirilmemesi, zaman zaman karşılaşılan tersi geleneğin de aşılması gerekir.”dedi.
Güneş, gazeteciliğin dünyanın en güzel, en heyecanlı, en zor ve en onurlu mesleklerinden biri olduğunu dikkat çekerek, kamuoyuna internet medyasının da devreye girmesiyle doğru habere eskisinden çok daha hızlı ulaşılabildiğini ifade etti.
Gazetecilere yapılacak engellemenin, vatandaşın haber alma hakkını engellemek anlamına geldiğini işaret eden Güneş, “Gazeteciler aleyhine açılan tazminat ve ceza davalarında inanılmaz artışlar gözlenmektedir. Gazeteciliğin en zor yapıldığı yerlerden biri olan Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bu sorunları aşmanın mücadelesini veriyoruz. Bölgeden artık kan, gözyaşı ve şiddet haberleri yapmak istemiyoruz. Toplumsal barışın sağlanmasında gazeteciler olarak üzerimize düşen görevi yerine getirmeye hazırız. Ulusal meydada her iki kutbun temsilciliğini yapanların da savaş dilini kullanmaktan vazgeçmeleri gerekir artık. Tüm bu olumsuz şartlara rağmen tüm meslektaşlarımın bu özel günü kutluyor, üzerlerindeki ağır yüke rağmen, mesleki sorumluluklarıyla sürdürdükleri kamuoyunu doğru, tarafsız ve objektif bir şekilde aydınlatma mücadelesinde başarılar diliyorum.”diye konuştu.
...
770 defa okundu...
























ŞEREFXAN CİZİRİ
ABDULBAKİ AKBAL
MELAYÊ TORÎ
RAİF YAMAN
ZÎWER İLHAN
BÜLENT DEMİR
HASAN TAYFUR
ABDULKERİM KOÇHAN
KECİKA BERZENCÎ
GÜLTEN GÖKÇE
BA QOSERÎ
DİLCİWAN
ÖMRAN GÜNDÜZ
MELAYÊ OMERÎ











Bagok dağı yamacında şantiyeye mayın konuldu