"Halay çekmek yerine ölüm ve göz altıları protesto için toplandık"

KESK Nusaybin Bileşenleri, son günlerde sağlıkçılara yönelik saldırıları ve 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. KESK yöneticisi Sabri Narman: "1 Eylül Dünya Barış Gününde halay çekmek yerine ölüm ve göz altıları protesto etmek için toplandı" dedi.

01 Eylül 2015 Salı 14:20 < SAĞLIK
Arif Altunkaynak - Nusaybinim.com
KESK Nusaybin Bileşenleri, son günlerde sağlıkçılara yönelik saldırıları ve 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. KESK yöneticisi Sabri Narman: "1 Eylül Dünya Barış Gününde halay çekmek yerine ölüm ve göz altıları protesto etmek için toplandı" dedi.
Nusaybin Devlet Hastanesi bahçesinde KESK Bileşenleri adına açıklama yapan SES Temsilcisi Sabri Narman, ülkenin içerisinden geçtiği günlerin 90’lı yıllardaki OHAL döneminden beter hale geldiğini söyledi.
“Bu gün 1 Eylül dünya barış günü. Gönül isterdi ki hep beraber barış kutlamaları yapıp halaylar çekelim. Maalesef yine ölümleri ve göz altıları protesto etmek için toplandık diyen Narman: “Bütün kamuoyunun bildiği gibi 7 Haziran seçimlerini takiben ülke, gençlerin hatta çocukların yaşamını yitirdiği bir çıkmaza sürüklenmiştir. Çatışmaların yoğunlaşması coğrafyamızı 90’lı yılların olağanüstü hal bölgesi koşularından daha beter bir hale getirmiştir” şeklinde konuştu.

-“DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ VE ÜNİVERSİTELERİMİZİN BİZE ÖĞRETTİĞİ ETİK, AHLAKİ VE EŞİTLİKÇİ İLKESİNE GÖRE DEVRANIYORUZ”
Narman açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu süreçten sağlık emekçileri de nasibini almıştır. Bir polis, bir asker yaralandığında hastane ablukaya alınmış yaralıya sağlık hizmeti sunmak için canla başla çalışan sağlıkçılara bağırılıp hakaret edilip silah doğrultulmuştur. Ayrıca yaralanan bütün sivillere eylemci muamelesi yapılmış sağlık hizmeti sunulduğu esnada gözaltı işlemi yapılır gibi davranılmış iş parmak izinin alınmasına kadar vardırılmıştır. Sorumlu acil hekimlerinin ve sorumlu amirlerin uyarıları bile bazen silahlı bazen kar maskeli polislerin sağlıkçıların müdahale alanını terk etmesini sağlayamamıştır. Sağlık emekçisi arkadaşlarımız bütün bu baskılara rağmen hastaneye intikal eden bütün vakalara Dünya Sağlık Örgütünün perspektifi doğrultusunda ve Türkiye cumhuriyeti üniversitelerinin bizlere öğrettiği etik ahlaki eşitlik ilkesine göre davranmışlardır. Bu temelde bütün sağlık emekçisi arkadaşlara gösterdikleri özveriden dolayı teşekkür ediyoruz.
Biz sağlıkçılar işimizi daha kaliteli yapabilmek için üzerimizdeki baskıları nasıl durduracağımızı tartışırken Cizre’den kanımızı donduran bir haber aldık. Her gün sokaklarda katledilen sivillere bir de sağlık emekçisi yoldaşımız eklendi.
Gerginlik nedeniyle nöbet çıkışı mesai arkadaşının aracıyla evine bırakılırken Cizre Devlet Hastanesinde çalışan Eyüp Ergen yoldaşımız dur ihtarında bulunulmadan başından vurularak öldürülmüştür. Yaralıya ilk müdahale mesai arkadaşları tarafından yapılıp ambulans çağrılmıştır. Olay yerine girmeye çalışan ambulans da keskin nişancının taciz ateşine maruz kaldığı için uzun süre yaralıya müdahale edilememiş arkadaşımız yaşamını yitirmiştir.
Yine aynı gün yine Cizre’de 7 yaşındaki Baran Çağlı da olaylar esnasında yaşamını yitirmiştir.
Bu gün de Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde nasıl olduğunu henüz tam öğrenemediğimiz bir şekilde bir tabip sağlık emekçimiz daha kurşunlanarak hayatını kaybetmiştir.
Bunlar son birkaç ayda halkın yaşadıklarının temsili durumundadır. Her gün insanlarımızı kaybettiğimiz bu kirli savaş ortamını hazırlayıp bu ortamdan medet umanlar bilmelidirler ki anaların bağrına düşen ateş elbet zalimleri de yakacaktır. Küçük dönemsel çıkarlar devşirseniz de gün gelecek halka hesap vereceksiniz.
7 Hazirandan bu yana yüze yakın sivil yaşamını yitirmiştir. Yüzlerce sivil de yaralıdır. Silahlı çatışmalarda taraflardan yaşamını yitirenlerin sayıları tam olarak bilinmemektedir bile.
Bütün bu yaşanan kayıpların üzerine bir de gözaltı ve tutuklama furyalarının başlaması sürecin daha da derinleşeceğine yönelik endişelerimizi arttırmaktadır. Siyasi parti yöneticileri ve seçilmişler cezaevlerine konulup halkın iradesi hiçe sayılmaktadır.
Bizler sağlık emekçileri olarak 1 Eylül dünya barış günü vesilesiyle herkesi barışı sahiplenmeye çağırıyoruz.
Bir an önce barış ortamının sağlanması için gerekli yasal güvence oluşturularak çözüm müzakerelerinin başlaması ve daha demokratik bir Türkiye’nin inşa edilmesi gereklidir ki ne Türk ne Kürt anaları ağlamasın Eyüp Ergen’ler, Baran Çağlı’lar yaşamaya devam etsin.”
5289 defa okundu.
DÖVİZ KURLARI
USD 3.7784     EURO 4.6204     IMKB 117235     ALTIN 161,936    
NUSAYBİN