HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, Nusaybin'de

HDP EŞ Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve beraberindeki heyet Nusaybin'e gelerek açıklamalarda bulundu.

13 Eylül 2016 Salı 17:37 < POLİTİKA
Nusaybinim.com Haber Servisi
HDP EŞ Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ve beraberindeki heyet Nusaybin'e gelerek açıklamalarda bulundu. 
Beraberindeki Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Hatip Dicle, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit, HDP Mardin Milletvekilleri; Gülser Yıldırım, Erol Dora ve Mithat Sancar ve HDP PM Üyesi Nazım Kök ile birlikte Nusaybin'e gelen HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ, iki aileye ziyarette bulundu. 
Daha sonra beraberindekilerle birlikte Barış Parkına giden Yüksekdağ, burada basın açıklaması yaptı. 

- İKİ AİLEYE ZİYARET
Konuşmasına yaptığı ziyaretler başlayan Yüksekdağ: "Bugün Nusaybin'de ablukalar döneminde yaşamını yitirmişlerin ailelerini ziyaret ettik" dedi. 
"Gittiğimiz her evde göz yaşı ve parçalanmış aileler vardı" diyen Yüksekdağ konuşmasını şöyle sürdürdü: 
"Gittiğimiz her evde unutulamayacak hala Nusaybin'in her bir sokağında izi duran yıkım vardı. Ama hiç bir evde bayram yoktu. Nusaybin'in hiç bir sokağında bayram yoktu. Bu topraklara bayram gelmiyor. Bu topraklarda anneler hala tel örgülerin arkasında kalan evladının cenazesini almak için emek veriyor. Anneler, babalar 200 metre ilerideki tel örgüler arkasındaki evladının cenaze töreni yapamadığı için yas tutuyor. Tam bir ölüm ve yıkım ortamına dönüştürülmüş bir kentten bahsediyoruz. Yaşanan onca yıkıma, acıya, ölüme rağmen bu şehir ölmedi. Dimdik ayakta. Bu şehir yaşıyor." dedi.
-"12 EYLÜL'ÜN YIL DÖNÜMÜNDE BELEDİYELERE KAYYUM ATANDI"
Yüksekdağ, konuşmasının devamında 11 Eylül Günü Nusaybin'in de içerisinde bulunduğu 'KHK ile 28 belediyeye yeni görevlendirme' yapılmasına ilişkin de açıklama yaptı. 
Yüksekdağ konuşmasını şöyle sürdürdü: 
"Ve bu bayram günü siyasi iktidar Nusaybin'de analara evlatlarının cenazelerini vermesi gerekirken tam bir darbeci zihniyet uygulamayla geliyor, Nusaybin halkının belediyelerini zapt ediyor, el koyuyor. Kürtçe yazılı tabelalarını indirip burası sizin değil ey Kürtler, burası sizin değil ey halk, buraya sizin adınıza el koyuyorum. zapt ediyorum diyor. Halka rağmen bir işgal operasyonu yaşanıyor. Ve bugün belediyelere el koyma kararının meşru ilan edilmesini bekliyorlar, hukuki ilan edilmesini bekliyorlar. Hangi hukuka dayanıyorsunuz siz? Anayasayla var olan, hukuk sistemiyle bu halkın helal oyuyla seçilmiş halk temsilcilerini hangi hukuka dayanarak siz görevde alabilirsiniz? Yerine kendi memurlarını atayabilirsiniz?"

-"28 BELEDİYEDEN 24'Ü KÜRTLERİN YAŞADIĞI İLLERİN BELEDİYESİDİR"
"Bunun hiç bir hukukta, yasada, anayasada yeri yok. Burada sadece savaş hukuku uygulanıyor bu topraklarda. 28 belediyede kayyum atadılar. 24'ü Kürtlerin yaşadığı Kürt illerindeki belediyelerdir. Zaten mağdur edilmiş zaten baskı altına alınmış zaten kan ağlayan topraklarda kurulu belediyelerdir. 4 belediye de kendi oluşturmak istedikleri dizayn ve vitrine uygun olsun diye eklediler kayyum listesine. 
12 Eylül'ün yıl dönümünde, o 80 faşist darbesinin yıl dönümünde, 80 faşizmini aratmayacak hatta 80 faşizmine, cuntasına rahmet okutacak bir darbe gerçekleşti Türkiye'de. 80'de darbe gerçekleştiren cuntacılar belediyelere el koymamıştı. Kendi belediyelerini sanki düşman kalesiymiş gibi Türk bayraklarıyla donatmamıştı. Belediyelere kayyum atama uygulamaları bu düzeyde, bu çapta değildi asla. Şuan 80'de darbecilerin yapmadıklarını bugünkü darbeci iktidar yaptı. 12 Eylül'ün yıl dönümünde diyor ki artık 12 Eylül'ün defteri kapandı, 12 darbecileri gitti, yeni dönemin darbecisi benim diyor. Bu dönemin darbecisi AKP-Saray iktidarıdır. Belediyelerimize kayyum atanma kararıyla birlikte belediyelerimizin zapt edilmesi uygulamasıyla birlikte darbeciliğini tescillemiştir. Bütün Türkiye'de ve dünyada artık meşruiyete dayanan bir siyasi iktidar yoktur karşımızda. Darbeciliğe dayanan, darbe uygulamalarından güç alan bir siyasi iktidar vardır. Bugün zapt edemedikleri bir kenti acıyla, göz yaşıyla boğmaya çalışıyorlar. Belediye binalarını işgal edebilirsiniz ama Nusaybin'de her sokakta o belediyenin o belediyede seçilmişlerin ruhu yaşar. 
Binlerce evi bunun için yakıp yıktınız. O belediyede özgürlük ve demokrasi ruhu var diye binlerce evi yıktılar enkaza çevirdiler. Ama hala dimdik ayakta duran onurumuz ve dimdik ayakta duran evlerimiz, halkımız var. O işgal edilmiş belediye binası bir avuç topraktır, bir avuç binadır altı üstü. Bu topraklarda tırnaklarını toprağa geçirmiş dimdik ayakta direnen bir halk var. O Belediyelerdeki özgürlük ve demokrasi ruhu Nusaybin'in her sokağında her evinde her ailesinde yaşıyor ve yaşayacaktır." 
Yüksekdağ ve beraberindekiler açıklamadan sonra Nusaybin'den ayrıldı. 
Bu arada Yüksekdağ'ın geçtiği güzergahlarda polis zırhlı araçlarının geniş güvenlik önlemleri aldığı gözlendi. 

17086 defa okundu.
DÖVİZ KURLARI
USD 3.8004     EURO 4.6468     IMKB 116918     ALTIN 162,511    
NUSAYBİN