Reklam 10 saniye içinde kapanacak. Reklamı geçmek için tıklayın.

İçişleri Bakanı Soylu Nusaybin’i ziyaret etti

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, beraberindeki Vali ve Milletvekilleriyle Nusaybin’i ziyaret etti.

05 Mart 2017 Pazar 20:19 < POLİTİKA
Nusaybinim Haber Servisi
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, beraberindeki Vali ve Milletvekilleriyle Nusaybin’i ziyaret etti.
İlçeye gelen Bakan Soylu, ilçe girişinde Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili Ergün Baysal, Garnizon Komutanı Yarbay Barış Konak, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Tahsin Kahraman, Ak Parti İlçe Başkanı Mehmet Latif Özel, Jandarma ve Emniyet Müdürleri tarafından karşılandı.
Şehr-i Med Düğün Salonuna geçen Bakan Soylu ve beraberindekiler,  burada partililerle bir araya geldi.
Ak Parti Nusaybin İlçe Başkanı Mehmet Latif Özel, İl Başkanı Mehmet Ali Dündar, Milletvekilleri Orhan Miroğlu ve Ceyda Bölünmez Çankırı ile MKYK üyesi Zeynep Alkış’ın konuşmalarından Bakan Süleyman Soylu salondakilere hitap etti.

-“SİZE GIPTA EDİYORUM”
Konuşmasına Nusaybin ve bölgenin önemine değinerek başlayan Bakan Soylu: “Anadolu’nun bazı yerlerinde yaşayan insanlara bakınca çok gıpta ederim. Küçük ilçe dediğimiz belki büyük şiir sevdalısı gençlerimizin veya onları tam anlatamadığımız, Kültür merkezi, medeniyet merkezi ve ilim irfan merkezi olan tarihten getirdiği aklı, felsefesi, şuuru ve tarihten getirdiği bir duruşu olan yerler vardır. Çok gıpta ederim bu yerlere. İşte Nusaybin benim için böyle bir yerdir. Ben burada Selman-ı Farisi'nin gezdiği yerlerde gezen sizlere gıpta ederim, Zeynel Abidin Hazretlerine komşu olan sizlere gıpta ederim. Çocukluğumdan beri siyasetin içerisindeyim. Burada birçok kültürün bir arada harman olduğu yerde siyaset yapanlara da gıpta ettiğimi belirtmek istiyorum. Burada bir terör örgütünün borazanlığını yapanlara karşı canını, malını ve bütün haysiyetini ortaya koyanlara gıpta ediyorum. Ben burada bu AK Parti bayrağını, millet ve siyaset bayrağını dalgalandıran sizlere gıpta ediyorum. İnanıyorum ki bu emekleriniz iki cihanda da karşınıza çıkacaktır. Allah emeklerimizi, emeklerinizi zayi etmesin” dedi.

-"TÜRKİYE’Yİ BU COĞRAFYADA EN ÖNEMLİ İSTASYON HALİNEN GETİREN PARTİ AK PARTİ’DİR”
Konuşmasında AK Parti hükümetinin çalışmaları hakkında bilgi veren Bakan Soylu, ülke olarak 16 Nisan’da büyük bir sınavdan geçeceğimizi söyledi.
Soylu konuşmasını şöyle sürdürdü:
“2002 yılından buyana bu ülkeyi nereden bugünlere getirdiğimiz hepimizin, herkesin aslında Türkiye'ye haset besleyenlerin de malumu ve bilgisindedir. Bu ülkede enflasyonu bitiren parti Ak Partidir. Bu ülkede İMF boyunduruğunu söküp atan parti Ak Partidir. Bu ülkede şu Mardin'deki 23.7 kilometre bölünmüş yolu 237 kilometreye çıkaran, onu katlayan on kat artıran parti Ak Partidir. Emekli maaşlarını ödemek için Avrupa kapılarında para dilenen bu ülkeyi, İMF'ye 5 milyar borç verecek hale getiren, 26 Milyar Dolar mülteciler için para harcayan parti Ak Partidir.  Büyüklüğünden Gücünden, kapasitesinden dolayı Frankfurt Havalimanındaki müşterisini elinden alacak, İnanmanızı istiyorum ki Avrupa'daki büyük şirketlerin müşterisin alacak diye oradaki şirketleri panikleten parti, Üçüncü havalimanın temelini atan ve Türkiye'yi neredeyse bu coğrafyada en öneli istasyon haline getiren parti Ak Partidir. Kendi arabamı, kendi savaş gemimi yaparım diyecek seviyeye bu özgüveni taşıyan parti Ak Parti'dir. 
Biz, millet ne derse onu yapan partiyiz. Millet bize hastane yapın dedi yapıldı. Millet bize yol yapın dedi yapıldı. Millet bize şu İMF’yi ülkeden derdest edin dedi, edildi. Terörle mücadele et dedi, edildi. Senden kış mış istemiyorum bu terör örgütünün inlerine gir dedi, girildi.
Özellikle 15 Temmuz'dan sonra millet bize bir görev verdi. Milletimiz bize artık Türkiye'yi bu darbe üreten sistemden bu darbe anayasaları bakiyelerinden kurtarma görevi verdi. 
16 Nisan'da milletimizin önüne bir teklifle gidiyoruz. Biz Türkiye'ye açıkça ifade etmek istiyorum ki güçlü ve bağımsız bir parlamentoyla gidiyoruz. Yürütmeyi tam anlamıyla denetleyen, Cumhurbaşkanına, evet ben bu yürütmeyi seninle birlikte görev arkadaşlarına yüklüyorum ama sorumluluğu sana yüklüyorum diyen bir anlayışla ortaya koyan ve koalisyonlara, bu ülkede istikrarsızlığın önünü açabilecek yapılara izin vermeyen, hızlı karar alabilen bir sistem öneriyoruz.
Muhalefetin bir takım ithamları var. Bir takım yalan yanlış benzetmeleri var. Bunların hiç birinin doğru olmadığını, hiç birisinin dayanağı olmadığını hala eski Türkiye'nin eski alışkanlıklarıyla siyaset yaptığını Nusaybin'den bir kez daha ifade etmek istiyorum. İftiralarla, bu anlayışlarla bir yere varamayacaklarını bilmeleri gerekir.
Kıymetli Nusaybinliler, burası büyük bir medeniyettir. Burası büyük bir kültüre ev sahipliği yapmış, tarihin emanet ettiği değerleriyle beraber bugüne ve geleceğe taşınacak bir noktadadır. Huzurumuzu bozmak isteyebilirler, bizi bir birimizden endişeli hale getirmek isteyebilirler, kafamızda acabalar oluşturmak isteyebilirler ve ülkemizin yarınlarına yönelik bir anlayışı bir şekilde istikrarsızlığa sevk etmek isteyebilirler.
Hayatınızda çok şey gördüğünüz. Toprağı, havayı, insanı ve Allah'ın yarattıklarını biliyorsunuz.  İyi günü, kötü günü, acıyı ve neşeyi biliyorsunuz. Çok uzun dönmelerden beri çok badirelerden geçirdiniz. Çok sıkıntılardan geçtiniz. Şu toplumu görüyorum. Bu topluluk güzel bir topluluk, iyi bir topluluktur. Hedefleri ve idealleri var. Kimisi çocuğunun mürüvvetini, kimisi dükkânını büyütmek, Kimisi hanımıyla birlikte yaşlandığında güzel ve rahat bir hayat içerisinde kendini görmek ve torunlarını sevmek ister. Bu her yerde böyledir. Ama bizi bu hayallerimizden uzaklaştırmak isteyenler de var. 
Biz siyaseti ne için yapıyoruz? Ne için siyaseti ortaya koyuyoruz? Ne için gayret gösteriyoruz? Ne için yollardayız, binlerce, on birlerce kilometre yol yapmaya çalışıyoruz? Ne için Sayın Cumhurbaşkanımız 15 Temmuz akşamı, Sayın Recep Tayyip Erdoğan orada hainlerin tasallutu altındayken ben milletimle buluşmaya gitmek istiyorum deyip, uçağı kalkıp ineceğini bilmeden milletine ulaşmak, o vuslatı gerçekleştirebilmek için büyük bir tehlikeyi de göze alarak  ben İstanbul'da olacağım ve bu hainlere gereken cevabı vereceğim diyor. Bunun bir te sebebi var. Kürdüydü, Türküydü, Lazıydı, Çerkeziydi, Alevisiydi, bütün çocuklarımızın bu topraklarda yaşarken ideallerine kavuşabileceklerini onlara gösterebilmek için, Huzurlu bir ülke için ve yarınlarına bir büyük ülke için bunu sağlayabilmek ve bunu gerçekleştirebilmek içindir.  Sadece budur. Gözlerimizde umutsuzluk olmasın, ümit olsun diye tamamen bunun için. Biz kardeşlikten, huzurdan, üretimden ve gelecekten yanayız. Bin yılır bu coğrafyada birlikte yaşıyoruz.
Bizim güçlü olmamızı istemiyorlar. Çocuklarımızın okullarında okumasını istemiyorlar. Üniversitelere gidip ilimle ve bilimle donatılmasını istemiyorlar. Bizim uçak yapmamızı, araba yapmamızı, uydu yapmamızı istemiyorlar.
Bizim bir tarafta terörizmle bir taraftan anarşizmle bir taraftan darbelerle sürekli bizi oyalamak istiyorlar. Bunu hep yaşıyoruz ve hep görüyoruz.  Her darbe her engel bizi on yıl, yirmi yıl, otuz yıl, kırk yıl elli yıl geri götürüyor. Yatırımcımızı götürüyor. Terör olduğu zaman ben niye yatırım yapıyım diyor? Yarını görebilir miyim diyor? Bu sefer çocuklarımızı işsiz kalıyorlar. Sadece Kamuda bir takım hizmetler çalışmak durumunda kalıyorlar. Onun dışında sokaklarda işsizler. Bu sarmalın içerisinde girdiğiniz andan itibaren terör örgütü devreye giriyor. Ve diyor ki sana ben talibim, seni dağa götürmeye talibim, senden terör makinesi üretmeye talibim,  annesinin yanından, babasının yanından ve ideallerinden uzaklaştırılıyor. Serkeş, ne olduğunu bilmediği, anlatamadığı ama idealinde ve hayalinde olmadığı bir yaşantının bir hayatın içerisine onu koymaya çalışıyorlar. 
Ak Parti davası tam da bu ülkenin gençlerinin yarın anneleriyle, babalarıyla, aileleriyle ve umutlarıyla beraber yaşaması için vardır.”

-“300 YILDIR ÜZERİMİZDE OYNUYORLAR”
“Bu Türkiye'nin başına uzun zamandır, bu anlamlı, büyük, sevgi ve medeniyet anlayışını ortaya koyan coğrafyada Türkiye'yi oyalamak, geriye bırakabilmek, insanları umutsuz hale getirmek, geleceğinden emin olmayan bir Türkiye oluşturmak için planlanan bir oyundur. 300 yıldır biz bu oyunları yaşıyor ve görüyoruz. Karlofça'dan itibaren, ilk önce bölmek parçalamak ve yönetmek istiyorlar. Ekonomimizi zayıflatmak, bizi kimliğimizden, düşüncelerimizden, inancımızdan, kültürümüzden, manevi iklimimizden, anlayışımızdan kopartmak istiyorlar. Bize başka bir elbise biçmeye çalışıyorlar. İşte 16 Nisan'da vereceğiniz karar şudur, bize biçtiğiniz ve biçeceğiniz elbiselere itiraz ediyor ve onun için Evet diyoruz. Önümüzde tarihi bir fırsat var. Bu fırsatı kaçırmayalım.”

-“NUSAYBİN BUNLARI HİÇ HAK ETMEDİ”
“Nusaybin'in ne kadar sıkıntılar çektiğini biliyoruz. Nusaybin'in o fotoğrafları bu ülkedeki her vatandaşın şu gönlünü parçaladı.
Bin yıl sonra bile sizin atadedelerinizin size bıraktığı bir evin viran edildiğini görseniz içiniz harap olur, per perişan olur. Bilmenizi isterim ki 780 bin kilometresinde yaşayan her insan Nusaybin'deki o fotoğraflardan büyük ızdırap duydu. Bize emanet edilen bu büyük medeniyete şuradan elimizi attığımız sınırın öbür taraftakilerle bir arada olabildiğiniz uçsuz bucaksız bir coğrafyada Nusaybin bunları hiç hak etmedi.
Asaletle durdunuz, biz size prim tanımıyoruz, bunu yanlış buluyoruz dediniz. Bunun böyle bilindiği ve böyle söylendiği her tarafça kabul edilmiştir.
Diyorlar ki 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlayacağız. Kim kutlayacak HDP kutlayacak. Aralarında PKK'lıları da sığdırarak birlikte kutlayacaklar. Siz hangi kadından bahsediyorsunuz? 13 yaşındaki bebeğini ondan aldığınız ve dağa götürdüğünüz, orada ne olduğu bilmediği ve evladının canını kendisinden söküp aldığınız o kadından mı bahsediyorsunuz. Orada, dağda nasıl muamele ettiğiniz belli oluyor. O kadınların yarına umut taşıması gerekirken, eşleriyle beraber huzurlu bir evde yaşaması gerekirken acaba ne olacak endişesiyle şu yüreği kıpır kıpır olan kadınlardan bahsediyorsunuz. Her şeyinizin samimiyetsiz ve istismar olduğu gibi kadını istismar etmeden utanmıyor, Bir de Türkiye’de kim varsa 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlayacak. Kutlamaması gereken o HDP'dir, o PKK'dır başka bir şey değildir. Biraz arlanma ve utanma olur. Bu ülkede anneleri, kadınları, çocukları ve gençleri harap ettiğiniz hala istismar ediyorsunuz. Bir takım uyduruk stratejilerden, işlerden politikalardan istismar ediyorsunuz.  O batılı ağabeylerinize söyleyin o batılı büyüklerinize söyleyin artık Türkiye'de bunlar işlemiyor, millet geleceğe bakıyor deyin.
Artık arkamıza dönüp korkmak istemiyoruz. Bir gün terör, bir gün gezi, bir gün 17-25 olacak, bir gün 1980 darbesi olacak, bir gün 28 Şubat olacak diye korkmak istemiyoruz. Hedeflerimize gitmek istiyoruz. 2023, 2053 ve 2071'e hep birlikte gitmek istiyoruz.”

-"HADİ ÖZERKLLİK İLAN EDİN DE GÖRELİM”
“Hiç kimse 7 Haziran'da ortaya çıkan tablonun sonrasını unutmasın. Nasıl olsa hükümet kurulamıyor, Türkiye istikrarsızlığa girdi istediğimizi yaparız, borumuzu öttürürüz dediler. Biz bir bakıyoruz bir taraftan özerlik geliyor. Orada özerkliği ilan edecekler burada özerkliği ilan edecekler. Edecekler de ne olacak, Bu ülkenin birliğini ve beraberliğini bozacaklar. Bu ülkeyi kangren bir hale getirecekler. İstedikleri o başka bir şey değil. 7 Haziran'da aldıkları oyu farklı yorumladılar. Zannettiler ki millet onlara siz Türkiye'yi tarumar edin, Türkiye'yi endişeli bir hale getirin, Demokrasiyle, Hukukla, Hukukun üstünlüğüyle, milletin değerliyle siyaset yapın dememiş sanki onlara millet, Onlara miller caka yapın, fiyaka yapın, artık silahların gölgesinde siyaset yapmaya devam edin, Ülkenin birliğini tehdit edin, Devleti tehdit edin, hani özerklik ilan ediyorlardı. Hadi etsinler de görelim bakalım. Edin görelim. Millet sizin ne olduğunuzu anladı. Elinize bir fırsat verdi. Bu fırsatı iyi yönetin dedi. Demokrasi üretin, çoğulculuk meydana getirin, bu memlekete faydalı olun dedi. Ama Kandil'den PKK'dan talimat almadan bir adı bile atamıyorlar. HDP diye bir siyasi partinin var olunduğunu düşünenler yanılgı içerisindedir. HDP, PKK'nın siyasetle somutlamış şeklidir, başka hiç bir şey değildir. Onun sözcüsüdür. Bunu hepimiz biliyoruz. En çok bu bölge biliyor. Biz bunun böyle olduğunun anlayışı içerisindeyiz. Bazen onlarla karşılaşıyoruz onlarla. E biz böyle düşünüyoruz ama öbür taraftan müsaade alalım izin alalım diyoruz diyorlar. İkili, üçlü, dörtlü düşüncelerin içerisinden kavrulup gidiyorlar. Çünkü bir gün silah kafalarına dayandığı zaman ve bir gün korku, onlar da korku ve tutsaklık içerisindedirler bunu bilmenizi istiyorum. Bir terör örgütünün tutsaklığı içerisindedirler.  7 Haziran'dan sonra zannettiler ki kendi boruları öter, Sizin borunuz ötmüyor artık milletin borusu ötüyor.”

-“CHP’YE YAPILABİLECEK EN BÜYÜK AYIPLARDAN BİRİSİDİR”
“Bir de başka bir siyasi parti daha var. Tabi onun bu bölgede esemesi çok okunmaz. Çünkü onun birlik diye bir derdi yok onun beraberlik diye hiç bir derdi yok. Ağababaları onun önüne bir kural koyacaklar, oy alsa da almasa da iktidarın o olacağını zannediyor.
Bize diyecekler ki siz iktidar olursunuz ama muktedir olamazsınız. Siz yönetemezsiniz diyecekler. Kim yönetecek? 1960 darbesinden sonra 61 Anayasasını yapanlar, kim yönetecek? 1980 darbesinden sonra 82 Anayasasını yapanlar, kim yönetecek? 28 Şubat darbesini gerçekleştirip kuralları kendi içerisinde istedikleri gibi yazanlar.
Kim yapacak, 27 Nisan'da 367 gibi hokkabazlıkla 367 çıkaranlar. Kime yarayacak? Bugün Kılıçdaroğlu'nun yönettiği CHP'ye yarayacak. Onun millete ihtiyacı yok. Nasıl olsa onun ağababaları getirecekler onu koltuğa oturtacaklar. Geçti o günler. AK Parti 34'le siyasete girdi. Bugün kaç 50, Her yıl yaptığı işlerle, her milletin ayağına gitmeyle, her ortaya koyduğu gayretle, kaç puan yükselttiği ortada. 50'ye çıkmak kolay mı? Millete gideceksin, terleyeceksin. Uzlaşma ortaya koyacaksın. Sen ittifak edip uzlaşmayı ortaya koyarsan ancak bu memlekette adım atarsın. Ak Parti 34 ile başladığı yerde durmuş olsaydı o zaman tartışılabilirdi. Ama dikkat edin neredeyse CHP'nin yarısı kadar oy artırdı. Söylediklerine aziz milletimizi ikna etti.
CHP ne yaptı? 25, 24, 26, 24,25, bir ileri bir geri, çünkü onun ihtiyacı yoktu. Niçin millete gitsin, niçin proje üretsin. Hadi biz 2023 koyduk mübarek sen 2030 koy, biz 2053 koyduk sen 2060 koy, biz 2071 koyduk sen 2080 koy bu milletin önüne bir şey koy. Biz Marmaray'ı koyduk sen başka bir şey yap, Biz Avrasya köprüsü dedik sen baka bir şey yap, hayır durduğu yerde duracak. Fikri sabitlikten hiç ayrılmayacak. Memleketimizi gerecek, kutuplaştıracak ondan sonra diyecek ki Ak Parti kutuplaştırıyor. 
Yeni sistemden niçin korkuyorlar biliyor musunuz? Birilerine el uzatmak zorundalar. Yani AK Parti’nin 14 yıldır milletle el verdiği anlayışı onları zorlayacak. Ankara'dan çıkmak kolay değil. Kolay değil buraya gelip milletin derdini dinlemek. Artık 25'le öyle Türkiye'de iktidar olmak dönemi bitti. 50 alacaksın. Eğer HDP ile PKK ile FETÖ ile ittifak olursan, ittifak ortaya koyarsan, Hayır dersen bu millet seni nasıl sandığın dibine çaktıysa aynı şekilde seni sandığın dibine çakacak. Hiç merak etme.
 Buradan Nusaybin'den sesleniyorum. CHP'lilere sesleniyorum. Bu Kılıçdaroğlu'nu tarihin büyük ayıbından geri döndürün. Bu tarihin en büyük ayıplarından bir tanesidir. CHP'ye yapılabilecek en büyük ayıplardan bir tanesidir.”
Bakan Soylu konuşmadan sonra AK Parti ilçe başkanlığını ziyaret etti. Burada ilçe Başkanı Mehmet Latif Özel, Bakan Soylu’ya Kabe Simgesi ve Kur’an-ı Kerim hediye etti.
Bakan Soylu daha sonra ilçe Emniyet Müdürlüğünü ziyaret etti. Anı defterini imzalayan Soylu, Telsizden polis memurlarına seslenerek görevlerinde başarılar diledi.

-ESNAF ZİYARETİİ YAPTI
Bakan Soylu daha sonra Nusaybin esnafını ziyaret etti. İlçe merkezini dolaşa Bakan Soylu beraberindekilere vatandaşlar kahve ikram etti. Bazı vatandaşlar ise yıkılan evler ve KHK ile görevden ihraç edilmiş kamu görevlilerini sorunlarını Bakan Soylu’ya iletti.
Esnaf ziyaretinden sonra Bakan Soylu ve beraberindekiler, Midyat ilçesine gitmek üzere Nusaybin’den ayrıldı. 
DÖVİZ KURLARI
USD 5.3335     EURO 6.0845     IMKB 92227     ALTIN 213,646