Reklam 10 saniye içinde kapanacak. Reklamı geçmek için tıklayın.

Nusaybin'de dev bir proje başlıyor

Nusaybin ilçe Vaizi ve Nusaybinim Yazarı Melayê Torî, ilçe geneli Tefsir Dersleri düzenleyecek.

25 Temmuz 2014 Cuma 13:45 < YAZILAR
Arif Altunkaynak - ÖZEL RÖPORTAJ
Nusaybin ilçe Vaizi ve Nusaybinim.com yazarımız Melayê Torî (Ruhullah Öz), Nusaybinli Kur’an sevenlere yıllardır üzerinde çalıştığı ve alt yapısını büyük ölçüde tamamladığını belirttiği dev bir projenin müjdesini verdi.
Projenin adı ‘Allah’ın Kelamı Vasıtasıyla Yaratılanı Yaratanla Buluşturma Projesi’.

Başvuruları başlayan ‘Tefsir Dersleri’ projesi hakkında Nusaybinim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Arif Altunkaynak, Torî Hoca ile bir söyleşi gerçekleştirdi.

Hocam Programın adına baktığımızda çok iddialı bir şey olsa gerek, programın içeriği hakkında bizi bilgilendirir misiniz?
Hayatın merkezi olan insanı, hayatın yaratıcısı olan Allah’ı aynı platformda buluşturan program elbette her şeyden önemli ve idealli olsa gerek. Biri diğerinden bağımsız düşünülemeyen yaratan ve yaratılan arasındaki güçlü ve kopmaz bağı insanın hayatının merkezine taşınması hem insanın kendisini tanıması açısından hem de yaratıcısı karşısındaki konumunu bilmesi ve ona göre haddini bilip hayat sahnesinde kendisine biçilen rolü icra etmesi ve gerektiği gibi oynaması açısında insan hayatının en önemli kilometre taşı olması hasebiyle en önemli kulluk vazifesidir. İşte tamda bu noktada insan ile Allah arasındaki bağı kuran vasıtanın ne olduğu sorusu zihinleri meşgul etmektedir.  Evet, bu urvetu’l- vuska (Yaratılan ile yaratan arasındaki iletişimi sağlayan en güçlü bağ) ilahi kelam olan Kur’an’ın ta kendisidir. Zira Kur’an anlaşılmadan Allah, Allah anlaşılmadan da insan tanınmaz. Aslında Kur’an-ı anlamak insanın kendisini anlaması ve tanımasının bir diğer adıdır. Ne olduğu, kim olduğu, nerden geldiği, nerde niçin bulunduğu ve nihayetinde nereye gideceği sorularının en tatmin edici cevaplarıdır Kur’an-ı anlamak.

Kur’an-ı anlamak insanı anlamaktır dedik, zira Kur’an-ı gönderen ile insanı yaratan aynı kudrettir. O Kur’an-ı gönderen kudret ancak yarattığı insan için en ideal hayat modelinin ne olduğunu bilebilir. İşte o model insan hayatının yegâne kaynağı Kur’an’dır. İmam Zemahşeri’nin deyimiyle Kur’an, kavramları ile insan bilincini, önermeleri ile insanı ve insanı halife yapan aklını, örnek ve kıssalarıyla ideal olan model şahsiyetini ve nihayetinde de bütün ilkeleri ile insan için en ideal hayat modelini inşa eder. İşte böyle bir bilinç, akıl, şahsiyet ve hayatı teoriden pratiğe dökmenin tek yolu Kulu Allah ile buluşturan bağ olan Kuranı iyi anlamaktan geçer. Biz de insanın yaratıcısından bihaber yaşadığı (haşa ve kelle) Allah yokmuş gibi kendi türünün kurdu olduğu bir dönemde, Kur’an’ın muhatabı olan insanı ebedi rahata kavuşturmak için geçici rahatını bozmaya soyunduk böyle bir projeyle.

Zira siz de takdir edersiniz ki Kur’an’ın okunup da anlaşılmadığı, yüreğe değil kulağa ulaştığı sedası insanın manevi dünyasına olması gerektiği gibi nüfuz etmemektedir. Yoksa nasıl olurdu da ayniliğinden zerre kadar şüphemiz olmayan bir Kur’an’ın birkaç pasajı Ömer gibi öz evladının katilini yabani bir keçinin zorda kalışına ağlar durumuna getirir de 6236 ayeti günümüzün Kuran muhataplarını insan yapmaz. İşte Kur’an’ın yüreklerde yaşattığı manevi devrim onun yüreklere işleyen mesajı sayesinde olmuştur hakikatinden yola çıkarak böyle bir vazifeye girişmeyi niyet ettik.

İmkânsızı imkan haline getirme kudretine sahip olan rabbimizden bu niyetimizin semeresini göstermesini temenni ediyoruz.

Böyle bir programla neyi hedefliyorsunuz?
Öncelikli hedefimiz misyonunu miras aldığımız İslam Peygamberine olan sadakatimizin ispatı noktasında emanetine sahip çıkıp o emaneti hiç bir dünyevi kaygı duymadan, olması gerektiği gibi halka aktarmak, sırtımıza almış olduğumuz ve bizi sorumluluk bilincinden kamburlaştırıp iki büklüm haline getiren yükü taliplerine devretmek, ikincisi damarlarında İslam’ın ve imanın asil kanı dolaşan halkımıza İslam’ın pak ve katıksız inanç ve ilkelerini çatısı altında barındıran İlahi Kelam Kur’an-ı araya hiçbir aracı koymadan onların hayatlarının merkezine taşımak, üçüncüsü var olan geleneksel din, resmi din ve Kuran dini arasında bir mukayese ve muhakeme yapmalarına olanak sağlayacak bilgiler sunmaktır. İstiyorsanız Kürd halkının önemli şahsiyetlerinden Şex Ahmedê Xanî’nin Kur’an ile ilgili yürek hoplatıcı bir teşhisi ile sorunuzu cevaplayayım. Xanî diyor ki; unutma ki Kur’an vesilesiyle Allah ile konuşuyorsun. Biz de bu programla Allah ile kulu Allah’ın kelamını vesile kılarak buluşturmak istiyoruz. Bu vesileyle dinin öz kaynağından kaynaklanmayan her türlü gelenek ve örf endeksli inançların dini bir perspektifle muhakemeye tabi tutulmasına olanak sağlanır ve bu vesile ile İslam inancının ana kaynağı olan Kur’an ve sünnetten referansı olmayan ama inançmış gibi algılanan örfsel inanışların Müslüman bireyin hayatından ihraç edilmesine vesile oluruz inşallah. Yani kısacası ecdada körü körüne ittiba etmekle elde edilmiş taklidi iman anlayışından tahkiki bir iman anlayışına geçişin ön bilgisini sunmak istiyoruz.

Tasarladığınız ve alt yapısı hazırdır dediğiniz bu programı ne zaman hayata geçirmeyi düşünüyorsunuz?
Aslında hayalimde geçen en manidar zaman dilimi Kur’an’ın iniş zamanı olan Ramazan ayının başında başlamaktı.  Ama malum Ramazan ayındaki yoğun mesaimiz buna imkân vermemektedir. İnşallah İmkânlar ve şartlar elverirse projemizi Ramazan sonrası hayata geçirmeyi düşünüyoruz. Ama şunu belirtmekte yarar var Kırk Kur’an sevdalısını bulduğum an bu kutsal vazifeye Bismillah derim.

Neden Kırk kişi?
Kırk sayısının bende büyülü bir cazibesi var. Zira Kuran Hz. Muhammed (s.a.v)’e Kırk yaşında inzal edilmiş, Kuranın hayat bahşeden mesajlarıyla hayatlarını ilahi ilkeler üzerine yeniden inşa edenlerin sayısı kırkı bulunca Kur’an kapalı kapılar ardından açıktan meydanlarda haykırılmaya başlanılmıştır vs. Bu münasebetle ben de Kur’an halkasında yer almak istiyorum diyen Kur’an sevdalıların sayısı Kırkı bulduğu an Bismillah diyeceğiz.

Ya kırk sayısını bulamazsanız?
Birkaç sene önce Nusaybin’de vuku bulan bir hadiseyle sorunuzu cevaplayayım istiyorsanız.
Kuraklıktan ekinlerin rengi sararmıştı biliyorsunuz. O zaman ki Nusaybin müftüsü de Perşembe günü Mohris tepesinde yağmur duasına çıkılacağını ve halkımızın bu duaya iştirak etmesi için bütün camilerde anons yapmasını istemişti. Perşembe akşamı Mohrise giderken mezarlığın yanında yağmur duasına giden, giderken de birbirleriyle sohbet eden iki vatandaşımızın konuştuklarına tanık oldum. Biri diğerine diyordu ki, vallahi ( Haşa) Allahın yerinde olsam yağmur yağdırmam. Diğeri tövbe de, neden yağdırmasın deyince, sözleri dikkatimi çeken ve sözün arkasında daha etkileyici bir söz söyleyeceğini tahmin ettiğim vatandaş, yahu baksana 100.000 nüfuslu Nusaybin’den yağmurun yağması için Allah’a el açmaya gelenlerin sayısı 100’ü bulmuyor demek ki halkın %99’ü Allahın rahmetine muhtaç değildir. Her halinden avam olduğu belli olan vatandaşımızın sözleri o kadar etkilemişti ki beni, bu anıyı her gittiğim yerde anlattım ve kendimce dersler çıkarmaya çalıştım. Ben de diyorum ki, insanlardan başka Resulullah’a ve tebliğcisi olduğu ilahi vahye ilk iman eden Gırnawas cinlerin akrabaları, İslam Peygamberinin O bizdendir dediği Selman-i Farisi’nin komşuları ve peygamber torunu Zeynel Abidin’in hemşerilerinden Kırk Kur’an sevdalısı olmazsa benim de umudum ve hayalim başka bir şehre ve bir başka bahara kalmış demektir.

Programın yapılacağı yer belli mi, nerde yapmayı düşünüyorsunuz?
Aslında bu programı halka açık bir yerde icra etmek en büyük idealim ve arzumdur. Örneğin Halk eğitim Merkezi gibi bir yerde. Olmadı, merkezi bir camide bu hizmeti ifa etmeye çalışacağız. Ama dedim ya bu programı icra etme gayesi araya hiçbir aracı koymadan ve kimsenin gölgesine sığınmadan, hiç bir tarafın kendine mal edeceği vehmine sebebiyet vermeden icra edebileceğimiz sivil ve kapısından her insanin girebileceği bir mekânda icra etmek.

Bu programa kimler katılabilir, katılımcılar için belirlediğiniz herhangi bir kriter var mı?
Madem Allahın kelamının muhatabı bütün insanlık ailesidir, aileyi hayat damarıyla buluşturabilmek için bilirli bir kıstas belirlemek haddimiz değildir. Yediden yetmişe erkek kadın demeden eğitim düzeyinin ne olduğunu sormadan bütün anneler, babalar, kardeşler ve bacılarımız iştirak edebilirler. Program hem Kürtçe hem Türkçe olacağı için bahsettiğim sınıflarda herhangi bir anlamama sorunu da olmaz. Programın bir yarenler meclisi havasında geçmesi en büyük temennimdir. Bu münasebetle, Kuranın tefsiri işlenilirken hassasiyetle akademik bir dil, havası ilgilendiren bilimsel kavramlardan kaçınmayı hedefliyorum ki, mesaj olduğu gibi muhataba ulaşabilsin.

Programın içeriğinden biraz bahseder misiniz?

Programda alışıla gelmişin dışında Kur’an’ın Mushaf’taki tertip sırasına göre değil de nüzul sırasına göre tefsir etmeyi düşünüyordum. Bundaki amacım da şuydu; Örneğin Medine döneminde imanın zirvesine ulaşmış, her türlü dini ilke ve inkılabı hayatında yegane hakim ve hakem tayin etmiş müminlere inen Bakara süresini ilk işleyerek değil de gönül kapılarını ilk kez ilahi vahye açmaya amade Mekkelilere ilk inen İkra süresinin tefsirinden başlamak istiyordum. Böylece 1400 yıl sonra da olsa sanki ilk inen vahiy pasajı buymuş ve ilk o vahye muhatap bizmişiz gibi bir haleti ruhiyenin inşası için çaba sarf edeceğiz. Yani Kur’an’a gönül aynamızı ve kalp gözümüzü ilk pasajdan açıp peyderpey nefsimizi ilahi vahye muhatap kılmaya muhatap kılarak imanın temelinden zirveye doğru kanat çırpmayı hedefliyoruz. Adeta yıllarca yağmura hasret kalmış bir toprağı hortumla sulayıp bütün hormonlarını akan suyla akıtmaktansa gönül toprağımızı ilahi rahmetin damlalarına teslim ederek aşağıdan yukarıya doğru bir kulluk seyrine tabi tutmaya çalışacağız. Böylece sanki ilk inen ayet buymuş ve ilk muhatap bizmiş gibi bir ruh halinin inşasına zemin hazırlayacağız inşallah. Ama gündelik hayatımızın bir parçası haline gelen kısa sürelerden başlayacağız inşallah.

Programın Kürtçe - Türkçe olacağını söylüyorsunuz, peki bu iş için gerekli nitelikte Kürtçe dökümanlar mevcut mu?
Kastettiğiniz Kürtçe tefsir ise değil, tabi bu minvalde yazılmış birkaç eser var ama biz bu programda herhangi bir esere kayıtlı kalmaksızın kendi alanında numune olan bir tefsirler demetinden kesitler sunmayı hedefliyoruz. Bizim için bu programda dokümandan çok var olan dokümanları aktarmaya elverişli dil gerek ki Allaha şükür Kürtçe dilinin semantik yapısı, duygu dünyası ve muhteva zenginliği var olan birikimi aktarmak için yeterlidir. Bu programda karma bir muhteva ile kuranı tefsir etmeye çalışacağız. Dirayetten rivayete, Arapçadan Türkçeye, Kürtçeden Farsçaya bu güne kadar yazılmış tefsirlerden yaklaşık 40 tefsiri temel alarak programımızı zenginleştirmeyi hedefliyoruz. Ama kaynaklardan yaptığımız alıntılarda rivayetin sıhhatine, dirayetin de akli verilere uygunluğuna hassasiyetle riayet edeceğiz. Sunumlarımızda asla israiliyata yer vermeyeceğiz. Kısacası tefsirini işleyeceğimiz süre ve ayetlerin çerçevesinde 40 tefsirden yararlanarak, yaptığımız alıntıları güncelleyip harmanlayarak Allahın ayetlerinden biri olan Kürtçe ve Türkçe dili ile Allah’ın mesajını almaya gönüllü olanlara aktarmaya gayret edeceğiz. Tabi bu minvalde gayret sarf etmek bizden başarı ise Allah’tandır.

Programa gelmek isteyen okuyucularımız nereye müracaat etmelidir?
Başvuruları ilk etapta  (melayetori@hotmail.com) adresime isim soyadı ve kendileri ile irtibata geçeceğimiz bir e-mail adresi ya da telefon numarasıyla başvurabilirler.

Program nasıl olacak günlük mü haftalık mı?
İlk etapta haftada bir gün iki saat yapmayı planlıyoruz. Tabi müdavimlerin istekleri doğrultusunda değişikliğe gidebiliriz. İlk önce çekirdek kadroyu kuralım ondan sonra kendi aramızda yapacağımız istişare neticesinde bir neticede karar kılarız.

Bu program için bir slogan belirleseniz ne dersiniz?
Ser Kavlê Xeşîmîyê Kelha Bawerîye Nayê Ava Kirin

Yani?
Yani, bilinmelidir ki bilgisizliğin harabeleri üzerine iman kalesi inşa edilemez. Madem bu dine iman ettik, madem bütün dinler arasında bu dinin ilkelerine intiba etmeye ahdu peyman eyledik öyleyse bu dinin ne olduğu ne olmadığını sahibinin dilinden öğrenmemiz en vazgeçilmez vazifemizdir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
Kuran ile yaşayıp, Kuran için yaşamak istiyorsak Kur’an’ın muhtevasını anlayarak hayatımıza taşımamız gerek diyorum.

Hocam teşekkür ederiz verdiğiniz bilgiler için

Ben teşekkür ederim duygularımı iletmeye vasıta olduğunuz için.
13271 defa okundu.
DÖVİZ KURLARI
USD 4.0130     EURO 4.9722     IMKB 112099     ALTIN 173,904    
15°NUSAYBİN