Reklam 10 saniye içinde kapanacak. Reklamı geçmek için tıklayın.

Şerefxan Ciziri, Bîr Dergisine röportaj verdi

Baş yazarımız Şerefxan Ciziri, Suriyeli Kürtlerin durumu üzerine Bîr Dergisine röportaj verdi. Bir Dergisinde yayınlanan röportajı siz değerli okurlarımız için yayınlıyoruz.

28 Mart 2012 Çarşamba 17:07 < YAZILAR
Bîr Dergisi - Nusaybinim.com Haber Servisi
Baş yazarımız Şerefxan Ciziri, Suriyeli Kürtlerin durumu üzerine Bîr Dergisine röportaj verdi. Bir Dergisinde yayınlanan röportajı siz değerli okurlarımız için yayınlıyoruz.
 
Kovara BÎR: Ortadoğu’nun bugünkü durumunu göz önünde bulundurduğumuzda başta Rusya, Çin, İran, Suriye olmak üzere ve bu eksende hareket eden envai örgüt, amacı ve ideolojisi ne olursa olsun dikta rejimleri ve statükonun koruyucusu durumundadır. Bazıları bizatihi Soğuk Savaş döneminin aktörleri ve bir kısmı da o dönemin ürünü olan bu statükocu çizgi, Ortadoğu’daki değişim sürecini ne oranda etkileyebilir?

-: Uzun dönemli bir etki yapacaklarını sanmıyorum. Bir kere dış politikada devlet çıkarları eğer çağa uygun bir zihniyetle yapılmıyorsa, bu tutum uzun vadeli olamaz. Orta doğudaki değişimin önüne geçmek, halkın demokrasi ve özgürlük taleplerini geri çevirmek olanaklı değil. Olsa olsa bunu kısa bir dönem için geciktirebilirsiniz. Ama şunu bilmekte yarar var; cin şişeden çıkmıştır. Değişim rüzgârı tüm Ortadoğu bölgesinde artık güçlü bir biçimde esecektir.

Kovara BÎR: Ortadoğu’daki genel durum, bölgedeki değişimle birlikte İran, Suriye ve Suriye Kurdistanı’ndaki gelişmeleri dikkate aldığımızda, yakın bir dönem için özellikle Suriye’deki kürtler ve genel anlamda da bir bütün olarak diğer kürdlerin geleceğiyle ilgili ne diyebiliriz?

-: Ben Kürtlerin geleceğiyle ilgili olumlu düşüncelere sahibim. Kürtler her alanda deneyim kazanmış, acı tecrübelerinden dersler çıkarma eğilimine girmişlerdir. Kürtlerde bir muhakeme süreci girmişler. Kürtler de ulusal bilinç bir bahar dönemi yaşıyor. Bunun en belirgin örneği Güney Kurdistanı’nda yaşandı. Birbirleriyle kıyasıya mücadele eden siyasi güçlerimiz bugün işbirliği içindeler. Irak Kurdistanı’ndaki işbirliği tüm Kürtler üzerinde olumlu bir etki yapmıştır. Buradaki güç birliğinin ve birlikte çalışmanın yararlarını tüm siyasi örgütlerimize anlatmalıyız. Onları güçbirliği ve birlikte çalışmaya zorlamalıyız. Kürdistan’da birlikte yaşama ve farklı siyasi görüşlere karşı hoşgörü kültürünü geliştirmemiz gerekiyor.

Kovara BÎR: 27/10/2011 tarihinde farklı örgütlerin, bağımsız şahsiyet ve kanat önderleriyle aktivist Kürd gençliğinin katılımıyla gerçekleşen Suriye Kürdleri Ulusal Kongresi sonucunda, Suriye Kürdleri Ulusal Meclisi seçildi. Kongre ve Ulusal Mecliste yapılan değerlendirmeler sonucunda, Suriye’deki kürd meselesinin çözümü için diğer bazı ortak kararlarla birlikte “kendi kaderini tayin hakkı” ilkesi temel prensip olarak kabul edilmiştir. Siz bu kararı nasıl değerlendiriyorsunuz ve Suriye’deki kürdlerin geleceğiyle ilgili ne düşünüyorsunuz?

-: Ulusal Kongrenin taleplerini hepimiz desteklemeliyiz. Ben dışardan Suriyeli Kürtlere talep ve programlar dayatmanın demokratik bir tutum olduğunu kabul etmiyorum. Kongrenin ortak talebi hepimizin talebi olmalıdır. Diğer yandan Suriyeli Kürtler de Ulusal Kongreyi alabildiğine genişletmeleri gerekiyor. Kongre bütün Kürtleri kapsamalı. Kongre Suriyeli Kürtlerin birlik ve beraberliğin ortak adresi olmalı. Kürt Hareketi içinde bir zamanlar şöyle bir slogan vardı; ayrı dur ortak vur. Ortak talep ortak vurmaktır. Ortak talep ‘kendi kaderini tayin hakkıdır’. Ortak talep Kürtlerin geleceği olmalıdır. Özgürlük ve demokrasi hepimizin ortak talebi olmalıdır. Böyle olursa Suriyeli Kürtlerin geleceği hakkında iyimser düşüncelere sahibim.

Kovara BÎR: Kürd Hükümeti’nin desteğiyle Hewlêr’de Suriye Kürdleri Ulusal Kongresi tarafından diasporadaki Suriyeli kürdleri kapsayan bir konferans düzenlendi. Suriye’de PKK’ye yakınlığıyla bilinen PYD (Demokratik Birlik Partisi) de bu konferansa davetli olmasına rağmen katılmadı. Bununla birlikte PKK yürütme konseyi başkanı Murat Karayılan’nın, ANF’ye verdiği bir demeçle Kürdistan Hükümeti ve Suriye Kürdleri Ulusal Meclisi’ni sert bir dille eleştirerek “Kürdistan Bölgesel Hükümeti’nin siyasetinin birliğe ve çözüme hizmet etmediğini, bu parçadaki kürdlerin birliğine vurulmuş bir darbe olduğunu ve parçalanmayı derinleştirme girişimi olduğunu” ileri sürdü. Siz PKK/PYD’nin bu yaklaşımını ve Suriye Kurdistanı’yla ilgili siyasetini nasıl değerlendiriyorsunuz?

-: Ben Kürtler arasındaki çelişkileri fazla öne çıkarmanın pek yararlı bir tutum olacağına inanmıyorum. Bu konuda Kürtlerin yeteri kadar acı deneyimleri var. Kürtler bu çelişkilerden çok zarar gördüler. Söz konusu çelişkiler hep sömürgeci güçler tarafından kullanıldılar. Ben şunu söyleyebilirim; Suriye’deki tüm siyasi partiler ulusal talepler çerçevesinde birlikte çalışabilmelidirler. Kim bu ortak ulusal taleplere olumsuz yaklaşıyorsa eleştirmeli, uyarılmalı ve ikna edilmelidir.

Kovara BÎR: Artık Suriye Arap Muhalefeti uluslararası ilişkilerde meşru bir muhatap olarak görülmektedir. Fakat Arap Muhalefeti şimdiye kadar Beşar sonrası Suriye’siyle ve özellikle de Suriye’deki Kürt millet meselesiyle ilgili siyasal bir program ortaya koyamamış ya da böyle bir programları yoktur. Bu çerçevede bakıldığında, size göre Kürd tarafıyla Arap muhalefetinin ilişkileri nasıl olmalı ve hangi temel esaslara dayanmalıdır?

-: Suriye’deki Kürtler Arap Muhalefetiyle tek başlı olarak hareket etmelidirler. Güçler birleştirilmelidir. Saflar sıklaşmalıdır. Bu tek başlılık ortak ulusal taleplerin temsili anlamında görülmelidir. Kültürin, dil, eğitim, idari sistem, demokratikleşme ve özerk yönetim konusunda istekleri net olmalıdır. Arap Muhalefetinin Kürtleri bölmeye yönelik planları boşa çıkarılmalı, Kürtler ulusal talepler konusunda ortaklaşmalı ve gelecekle ilgili net pozisyonlar almalıdırlar.

Kovara BÎR: Başkan Barzani, 28.01.2012 tarihinde Hewlêr’de Suriye Kürdleri Ulusal Kongresi tarafından düzenlenen ve diasporadaki Suriye kürdlerini kapsayan Konferansta yaptığı açılış konuşmasında, “inşallah bu sene içerisinde ve aynen burada, bütün Kurdistani güçleri kapsayan bir konferans düzenleyebiliriz. Ve bu konferansın amacı da, yan yana yaşadığımız milletlere ve bütün dünyaya karşı ortak Kurdistani bir söylemle çıkabilmektir”. Dedi. Eğer böyle bir konferans gerçekleşebilirse temel amacı ne olmalıdır, konferans katılımcıları nasıl bir yöntemle belirlenmeli ve hangi ölçütler esas alınmalıdır?

-: Temel amaç Kürtlerin ulusal birliği olmalı. Bunun dışında konferanslara fazla anlamlar yüklememek gerekli. Pratik adımlar ve samimi duruşlar, davaya bağlılık ve Kürtlük bilinci konferanslardan çok daha önemlidir. Bu bağlamda kimse dışlanmamalı, kimse küçük ve önemsiz olarak görülmemeli. Kürdistan bütün renkleriyle konferansta temsil edilmeli. Siyasi örgütlerin yanı sıra Kürt entelektüelleri ve sanatçıları da konferansa mutlaka katılmalı.

Kovara BÎR: Bu konuda söylemek istediğiniz son sözünüz nedir?

-: Bu konuda son söz yoktur, hep söz vardır! Kürtler ne kadar demokratik zeminlerde tartışma ortamı bulursa, birlikte hareket etme duygusu da o kadar güçlenir. Bir kere hepimiz şunu özümsemeliyiz; Tartışalım ama hakaret etmeyelim. Konuşalım ama birbirimizi incitmeyelim. Ortaklaşalım ama kimsenin fikir özgürlüğünü de ayaklar altına almayalım…

Bîr Dergisine gitmek için TIKLAYIN

8820 defa okundu.
DÖVİZ KURLARI
USD 6.2610     EURO 7.3524     IMKB 97988     ALTIN 242,791