Reklam 10 saniye içinde kapanacak. Reklamı geçmek için tıklayın.

Yıldırım, Nusaybin'in riskli alan ilan edilmesini TBMM'ye taşıdı

HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Bakanlar Kurulu tarafından Nusaybin'in riskli alan ilan edilmesini soru önergesi TBMM'ye taşıdı.

15 Ekim 2016 Cumartesi 12:11 < POLİTİKA
Nusaybinim.com Haber Servisi
HDP Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım, Bakanlar Kurulu tarafından Nusaybin'in riskli alan ilan edilmesini soru önergesi TBMM'ye taşıdı.
Yıldırım'ım Basın bürosundan yapılan açıklama göre TBMM'ye verilen soru önergesi şöyle:

"Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından Anayasanın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün 99. maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim. 

Gülser YILDIRIM
Mardin Milletvekili

Mardin’in Nusaybin ilçesinde Abdulkadirpaşa, Akçatarla, Bahçebaşı, Çatalözü, Çelikyurt, Kışla, Yakınköy, Yenituran ve Yıldırım olmak üzere toplam 9 mahalle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 05.09.2016 tarihli ve 10952 sayılı yazısı üzerine, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2’nci ve ek 1’inci maddelerine göre Bakanlar Kurulu tarafından 7 Eylül 2016 tarihinde riskli alan ilan edilmiştir. 
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun 31.05.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 2016 yılının Nisan ayında ilgili Kanuna ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Söz konusu düzenlemeyle riskli alan, “planlama ve alt yapı hizmetleri yetersizliği ve yahut imar mevzuatına aykırılık” şeklinde oldukça muğlak bir şekilde tanımlanmıştır. Böylesi bir riskli alan tanımı, isteyenin istediği mülke el koyması ve istediği alanı keyfince dönüştürme anlamını taşıyabilmektedir. Nitekim, Afet Yasası kapsamında riskli alan ilanları ve acele kamulaştırma kararları pek çok kurum tarafından, yurttaş değil, rant merkezli ve planlama süreçlerine yerel özneleri dikkate almadan, merkezden karar alarak uygulanan yöntemler olduğu gerekçesiyle eleştirilmektedir. 
  
Bu gerekçelerle;
1.Mardin’in Nusaybin ilçesi için alınan “riskli alan” kararının gerekçesi nedir? Riskli ilan edilen alanda nasıl bir uygulama yapılması planlanmaktadır?

2.Kanunda açıkça tanımlandığı üzere riskli alan ilan edilmesin ön koşulu zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açacağı riskidir. Söz konusu 9 mahallenin zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına ilişkin iddianın bilimsel dayanağı nedir?

3.Nusaybin’in neredeyse tamamın risk alanı ilan edilmesi ile kent halkının ve ilçenin hangi sorunlarının çözüleceği amaçlanmaktadır? Yurttaşın en temel haklarını yok sayan, halkın yaşam alanına el koyan bir uygulamanın “kamusal faydası” nedir?

4.Nusaybin ilçesinde etrafı tel örgüyle çevrilmiş Abdülkadirpaşa, Fırat, Yenişehir, Dicle, Zeynelabidin ve Kışla mahallelerinde yer alan sağlam veya onarılabilecek durumdaki yapılar dâhil olmak üzere yasak bölgesinin yıkımı aralıksız sürmektedir. İvedilikle sağlam veya onarılabilecek durumdaki yapıların yıkımının durdurup taşınır malların tahliyesine izin verilmesi gerekirken mevcut sorunlara çözümünüz ilçeyi tamamen bir şantiye alanına çevirmek midir?

5.Nusaybin ilçesinde acele kamulaştırma kararı çıkartılması da düşünülmekte midir? İlgili alanların kamulaştırıldığı takdirde akıbeti ne olacaktır? Hangi amaçla kullanılacaktır?

6.Sokağa çıkma yasaklarının ardından Kürt Halkının yaşam alanları peşi sıra risk alanı ilan edilmiş ve acele kamulaştırma kararı alınmıştır. Kamulaştırma adı altında “mülksüzleştirme” politikası mı uygulanmaktadır?  Kürt illerinde demografik yapının değiştirilmesi mi öngörülmektedir?

7.6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girdiği 31.05.2012 tarihinden bu yana  kaç farklı ilde toplam kaç hektar büyüklüğünde kaç adet riskli alan ilan edilmiştir? Bunların il ve ilçe bazında dağılımı nedir?

8.Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hiçbir şekilde halk ve yerel yönetimler ile uzlaşmaya, diğer yerel aktörler ile müzakere etmeye ve imar faaliyetlerini tartışmaya gerek duymadan hızla “tek başına” bir tasarrufta bulunabildiği bir ülkede demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Afet yasasının çoğulcu ve katılımcı bir toplumun ihtiyacına uygun olarak düzenlenmesi düşünülmekte midir? 

9.Yurttaşın mülküne el koymak oldukça sıkı kurallar ve kamu yararı açısından geniş bir meşruiyet zemini gerektirirken mevcut Afet Yasasıyla bu kriterleri dahi tartışamadan dava açma hakkının sınırlanması halkın önüne konmuş durumdadır. Hukuk yollarının kapatılması ya da sınırlanması yapılan düzenlemenin hukuki olmadığını kanıtlamaz mı?"
9774 defa okundu.
DÖVİZ KURLARI
USD 4.0581     EURO 4.9812     IMKB 110932     ALTIN 175,132    
*NUSAYBİN