Mardin’in Nusaybin ilçesinde, 7 Ekim Aksa Tufanı’nın 3. yıl dönümü dolayısıyla Peygamber Sevdalıları tarafından basın açıklaması düzenlendi.
Nusaybin ilçe merkezindeki Barış Parkı’nda saat 16.00’da gerçekleştirilen programa vatandaşlar yoğun katılım gösterdi. Basın açıklamasını Şahin Hatipoğlu okudu.
Programda Filistin ve Gazze’ye destek sloganları atılırken, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları ve uygulamaları protesto edildi. Katılımcılar tarafından “Gazze’ye selam, direnişe devam” ve İsrail karşıtı sloganlar atıldı.
“7 Ekim, Filistin davasını yeniden dünya gündemine taşıdı”
Basın açıklamasında, 7 Ekim 2023’te başlayan Aksa Tufanı’nın Filistin meselesi açısından önemli bir kırılma noktası olduğu savunuldu.
Açıklamada, 7 Ekim’in “sebepsiz bir patlama veya dönemsel bir sınır çatışması” olmadığı belirtilerek, olayın onlarca yıldır devam eden işgal, yerinden edilme, Mescid-i Aksa ve Gazze’ye yönelik uygulamalar bağlamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Aksa Tufanı’nın, İsrail’in güvenlik ve istihbarat sistemlerine yönelik ciddi bir kırılma oluşturduğu ve Filistin meselesini yeniden uluslararası siyasetin merkezine taşıdığı öne sürüldü.
Basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Bugün, modern tarihin en büyük kırılma noktalarından biri olan 7 Ekim Aksa Tufanı’nın yıl dönümünde; Filistin halkının onur mücadelesini selamlamak, işgalci Siyonist rejimin eşi benzeri görülmemiş soykırım ve terör politikalarını lanetlemek üzere bir aradayız.
Bugün, Batı merkezli ‘insan hakları’ masalının Gazze enkazının altında kalışını, küresel düzenin ilmek ilmek sökülüşünü ve tarihin yön değiştirdiği anı haykırmaya geldik. Amacımız yalnızca bir tarihi hatırlamak değil; Gazze’de yazılan direnişi, Siyonist barbarlığın gerçek yüzünü ve Müslüman dünyasının omuzlarındaki ağır sorumluluğu tarihe not düşmektir.”
Açıklamada, Gazze’de yaşananların yalnızca bölgesel bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceği savunularak, Filistin halkının yaşadığı sorunlara uluslararası toplumun daha fazla dikkat göstermesi gerektiği belirtildi.
Aksa Tufanı’nın ardından Filistin meselesinin yeniden küresel siyasetin önemli gündem maddelerinden biri haline geldiği ifade edilen açıklamada, İsrail’in askeri ve istihbari üstünlüğüne rağmen 7 Ekim’in önemli bir güvenlik kırılması oluşturduğu ileri sürüldü.
Gazze’deki insani krize dikkat çekildi
Basın açıklamasında, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de yaşanan insani krize de geniş yer verildi.
Gazze’de sivillerin yaşamını sürdürmekte zorlandığı, temel ihtiyaçlara erişimin kısıtlandığı ve insani yardım ihtiyacının devam ettiği belirtilerek uluslararası topluma çağrıda bulunuldu.
Açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sert şekilde eleştirilirken, Batılı ülkelerin İsrail’e verdiği destek de tepki konusu yapıldı.
Gazze’nin ağır yıkıma rağmen Filistin halkının direniş ve dayanışmasının sembolü haline geldiği savunulan açıklamada, “Gazze artık coğrafi bir nokta olmaktan çıkmış, küresel vicdanın adresi haline gelmiştir.” değerlendirmesinde bulunuldu.
Açıklamada ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinde Gazze’ye destek amacıyla düzenlenen gösterilere dikkat çekilerek, Filistin meselesine yönelik uluslararası kamuoyu baskısının arttığı ifade edildi.
Basın açıklamasında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun konuşması sırasında yaşanan protestolara da değinildi. 24 Eylül 2026’da New York’taki BM Genel Kurulu’nda Netanyahu kürsüye çıktığında çok sayıda ülkenin temsilcisinin salonu terk ettiği bildirildi. Anadolu Ajansının haberine göre yaklaşık 70 ülkenin temsilcileri salondan çıktı veya koltuklarını boş bıraktı.
Basın açıklamasında Gazze’de yaşanan insani krizin devam ettiği belirtilerek, gıda, temiz su ve tıbbi malzemelere duyulan ihtiyacın sürdüğü ifade edildi.
Açıklamanın sonunda dua edildi.
“Rabbimizden niyazımız odur ki; Rezzak ismi hürmetine kardeşlerimizi katından en güzel rızık ile rızıklandırsın; Fettah ismi hürmetine Gazze için bütün kapıları açsın.
Gazze’nin yiğit evlatlarına, sabırlı fedakar ana babalarına katından sarsılmaz bir yardım ve zafer nasip eylesin.
Tüm aziz şehitlerin makamını ali kılsın.
Siyonizme karşı bizlere, direniş ruhu ve sürekli bir boykot bilinci versin.
Müslümanların kalplerini ümmet bilinci etrafında birleştirsin ve bizlere Mescid-i Aksa’nın özgürce ibadete açıldığı günleri görmeyi nasip etsin.”
Açıklamada son olarak Filistin halkının yanında olunmaya devam edileceği belirtilerek, “Gazze’deki son çocuk özgürce gökyüzüne bakana kadar, Mescid-i Aksa’nın üzerindeki işgal gölgesi kalkana kadar ve Batı’nın çifte standartlı düzeni yerine, insan onurunu merkeze alan adil bir dünya kurulana kadar buradayız, ayaktayız ve Filistin halkının yanındayız.” ifadeleri kullanıldı.
Program, sloganların ardından sona erdi.








